<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[HuzurForuM.NeT - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.huzurfrm.com/frm/</link>
		<description><![CDATA[HuzurForuM.NeT - http://www.huzurfrm.com/frm]]></description>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 11:16:56 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[mustafa kemal]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10891</link>
			<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 15:06:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10891</guid>
			<description><![CDATA[<a href="http://fcmx.net/vec/get.swf?i=028801" target="_blank">http://fcmx.net/vec/get.swf?i=028801</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://fcmx.net/vec/get.swf?i=028801" target="_blank">http://fcmx.net/vec/get.swf?i=028801</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA['Seks Partisi' Kuruluyor...]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10890</link>
			<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 13:24:01 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Kayra</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10890</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #C71585;">'Seks Partisi' Kuruluyor...<br />
"Seks gıda kadar doğal bir ihtiyaç." Parti, seks ihtiyacına siyasi bir karşılık vermek üzere yola çıkacak.Avustralya'da tamamen cinselliğe adanmış bir parti kuruluyor.<br />
<br />
Avustralya Seks Partisi, perşembe günü Melbourne'de kurulacak. Partinin kurucuları, ülkede siyasetin çok sıkıcı ve muhafazakar hale geldiği kanaatinde. Partinin, Avustralyalıların seks ihtiyacına siyasi bir karşılık vermek üzere kurulacağı kaydedildi.<br />
<br />
Parti kurucularının başındaki Fiona Patten, parti kurma kararını hükümetin internete mecburi olarak filtre getirilmesi kararından dolayı verdiğini ifade etti. Eros Derneği'nin de başkanı olan Patten, hükümetin internete filtre getirilmesi kararına "porno sanayiine zarar vereceği" gerekçesiyle karşı çıkıyor. "Seks gıda kadar doğal bir ihtiyaçtır. Seks, hayatımızın gerekli bir parçasıdır" diyen Patten, seksi siyasete de sokacaklarını ifade etti.<br />
<br />
(İHA)<br />
<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #C71585;">'Seks Partisi' Kuruluyor...<br />
"Seks gıda kadar doğal bir ihtiyaç." Parti, seks ihtiyacına siyasi bir karşılık vermek üzere yola çıkacak.Avustralya'da tamamen cinselliğe adanmış bir parti kuruluyor.<br />
<br />
Avustralya Seks Partisi, perşembe günü Melbourne'de kurulacak. Partinin kurucuları, ülkede siyasetin çok sıkıcı ve muhafazakar hale geldiği kanaatinde. Partinin, Avustralyalıların seks ihtiyacına siyasi bir karşılık vermek üzere kurulacağı kaydedildi.<br />
<br />
Parti kurucularının başındaki Fiona Patten, parti kurma kararını hükümetin internete mecburi olarak filtre getirilmesi kararından dolayı verdiğini ifade etti. Eros Derneği'nin de başkanı olan Patten, hükümetin internete filtre getirilmesi kararına "porno sanayiine zarar vereceği" gerekçesiyle karşı çıkıyor. "Seks gıda kadar doğal bir ihtiyaçtır. Seks, hayatımızın gerekli bir parçasıdır" diyen Patten, seksi siyasete de sokacaklarını ifade etti.<br />
<br />
(İHA)<br />
<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bu Maile Dikkat!..]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10889</link>
			<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 13:14:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Kayra</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10889</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #800080;">Bu Maile Dikkat!..<br />
İngilizce elektronik posta gönderilen kişiler, kuradan kendilerine para ödülü çıktığı, birkaç 100 dolarlık havale ücreti ödemeleri halinde ödülün banka hesabına yatırılacağı belirtilerek dolandırılıyor.<br />
<br />
Barkom Bilgi Sistemleri Limited Şirketi Genel Müdürü, Devlet Planlama Teşkilatı e-Dönüşüm Danışma Kurulu Üyesi Kemal Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye&#8217;de pek çok kişinin okumadan sildiği İngilizce elektronik postalarının bazılarının uluslararası dolandırıcılık şebekeleri tarafından gönderildiğini söyledi.<br />
<br />
Elektronik posta sahibinin ismine hitaben özel olarak yazıldığı izlenimi verilen bu İngilizce metinlere tüm dünyada olduğu gibi Türkiye&#8217;de de itibar edenler çıktığını ifade eden Özer, bu yöntem kullanılarak yapılan dolandırıcılığın özellikle son 5-6 yıldır giderek arttığını belirtti. "Bu elektronik postalar gönderilerek bir tür avcılık yapılıyor" diyen Özer, internet üzerinden çalışan bu suç şebekelerinin, gönderdikleri elektronik postalara kişinin ev adresi, anne ve baba adı gibi çok özel bilgileri de ekleyebildiğini, böylece bunu okuyan kişileri daha kolay kandırılabildiğini söyledi. <br />
<br />
Söz konusu elektronik postalarda "Kurada size ödül çıktı, şu kadar parayı havale ücreti olarak yatırırsanız ödülünüz banka hesabına yatırılacak veya sıfır faizli kredi almaya hak kazandınız" gibi vaatlerde bulunulduğunu ifade eden Özer, şunları kaydetti: "Bir kişiye, örneğin 1-2 milyon dolarlık para ödülü kazandığı, bu parayı alabilmesi için belirtilen banka hesabına, &#8217;havale masrafı veya katılım bedeli&#8217; adı altında birkaç 100 dolar yatırması durumunda çıkan ödülün kendisine verileceği söyleniyor. Adına hitaben yazılmış bu elektronik posta kendisine ulaşan ve buna inanan kişi &#8217;kaz gelecek yerden tavuğu esirgemem&#8217; diye düşünerek sözde havale masrafını gönderiyor ancak böyle bir ödül eline ulaşmadığı için dolandırıldığını biraz geç de olsa anlıyor."<br />
<br />
Türkiye&#8217;de bu şekilde ellerine ulaşan elektronik postalara inanarak dolandırılan çok sayıda kişi olduğunu bildiren Özer, "Bu işi yapan uluslararası suç şebekeleri, ada ülkeleri gibi uluslararası hukukun geçerli olmadığı ülkeler üzerinden faaliyet gösteriyor. Ayrıca, genellikle hukuk sisteminde açıklar olan ülkelerde yaşayan kişileri hedef seçiyor. Böylelikle dolandırılan kişi, hakkını aramakta gelişmiş ülkelere göre daha zayıf kalıyor" dedi. <br />
<br />
Böyle şebekelerin ağına düşen kişilerin çoğu zaman, kendisinden alınan birkaç 100 doların arkasını aramadığını, böylece dolandırıcıların faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Özer, şöyle konuştu: "Türkiye&#8217;de yaşayan on binlerce kişiye her gün bu elektronik postalardan gelmeye devam ediyor. Bu tür uluslararası dolandırıcılık faaliyetlerinden etkilenmemek için isme de olsa gelen bu tür elektronik postalar hemen silinmelidir. Bu tür şebekelere parasını kaptıran veya kendisine bu yönde posta ulaşan kişiler, güvenlik güçlerine veya savcılığa başvurmalıdır. Çünkü her elektronik postanın nereden gönderildiği kolayca bulunabilir. Eğer uluslararası anlaşmaların geçerli olduğu bir ülkeden geliyorsa Dışişleri Bakanlığı kanalıyla müdahale edilebilir."<br />
<br />
(Milliyet)<br />
<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #800080;">Bu Maile Dikkat!..<br />
İngilizce elektronik posta gönderilen kişiler, kuradan kendilerine para ödülü çıktığı, birkaç 100 dolarlık havale ücreti ödemeleri halinde ödülün banka hesabına yatırılacağı belirtilerek dolandırılıyor.<br />
<br />
Barkom Bilgi Sistemleri Limited Şirketi Genel Müdürü, Devlet Planlama Teşkilatı e-Dönüşüm Danışma Kurulu Üyesi Kemal Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye&#8217;de pek çok kişinin okumadan sildiği İngilizce elektronik postalarının bazılarının uluslararası dolandırıcılık şebekeleri tarafından gönderildiğini söyledi.<br />
<br />
Elektronik posta sahibinin ismine hitaben özel olarak yazıldığı izlenimi verilen bu İngilizce metinlere tüm dünyada olduğu gibi Türkiye&#8217;de de itibar edenler çıktığını ifade eden Özer, bu yöntem kullanılarak yapılan dolandırıcılığın özellikle son 5-6 yıldır giderek arttığını belirtti. "Bu elektronik postalar gönderilerek bir tür avcılık yapılıyor" diyen Özer, internet üzerinden çalışan bu suç şebekelerinin, gönderdikleri elektronik postalara kişinin ev adresi, anne ve baba adı gibi çok özel bilgileri de ekleyebildiğini, böylece bunu okuyan kişileri daha kolay kandırılabildiğini söyledi. <br />
<br />
Söz konusu elektronik postalarda "Kurada size ödül çıktı, şu kadar parayı havale ücreti olarak yatırırsanız ödülünüz banka hesabına yatırılacak veya sıfır faizli kredi almaya hak kazandınız" gibi vaatlerde bulunulduğunu ifade eden Özer, şunları kaydetti: "Bir kişiye, örneğin 1-2 milyon dolarlık para ödülü kazandığı, bu parayı alabilmesi için belirtilen banka hesabına, &#8217;havale masrafı veya katılım bedeli&#8217; adı altında birkaç 100 dolar yatırması durumunda çıkan ödülün kendisine verileceği söyleniyor. Adına hitaben yazılmış bu elektronik posta kendisine ulaşan ve buna inanan kişi &#8217;kaz gelecek yerden tavuğu esirgemem&#8217; diye düşünerek sözde havale masrafını gönderiyor ancak böyle bir ödül eline ulaşmadığı için dolandırıldığını biraz geç de olsa anlıyor."<br />
<br />
Türkiye&#8217;de bu şekilde ellerine ulaşan elektronik postalara inanarak dolandırılan çok sayıda kişi olduğunu bildiren Özer, "Bu işi yapan uluslararası suç şebekeleri, ada ülkeleri gibi uluslararası hukukun geçerli olmadığı ülkeler üzerinden faaliyet gösteriyor. Ayrıca, genellikle hukuk sisteminde açıklar olan ülkelerde yaşayan kişileri hedef seçiyor. Böylelikle dolandırılan kişi, hakkını aramakta gelişmiş ülkelere göre daha zayıf kalıyor" dedi. <br />
<br />
Böyle şebekelerin ağına düşen kişilerin çoğu zaman, kendisinden alınan birkaç 100 doların arkasını aramadığını, böylece dolandırıcıların faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Özer, şöyle konuştu: "Türkiye&#8217;de yaşayan on binlerce kişiye her gün bu elektronik postalardan gelmeye devam ediyor. Bu tür uluslararası dolandırıcılık faaliyetlerinden etkilenmemek için isme de olsa gelen bu tür elektronik postalar hemen silinmelidir. Bu tür şebekelere parasını kaptıran veya kendisine bu yönde posta ulaşan kişiler, güvenlik güçlerine veya savcılığa başvurmalıdır. Çünkü her elektronik postanın nereden gönderildiği kolayca bulunabilir. Eğer uluslararası anlaşmaların geçerli olduğu bir ülkeden geliyorsa Dışişleri Bakanlığı kanalıyla müdahale edilebilir."<br />
<br />
(Milliyet)<br />
<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türkiye'nin Altı Altın Dolu...]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10888</link>
			<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 13:11:40 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Kayra</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10888</guid>
			<description><![CDATA[Türkiye'nin Altı Altın Dolu...<br />
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), 600 tonluk altın madenini işletilebilir hale getirdi. Ancak MTA Genel Müdürü Mehmet Üzer Türkiye&#8217;deki altın rezervinin yüzde 90&#8217;ının halen yer altında keşfedilmeyi beklediğini savundu.<br />
<br />
Üzer, &#8220;Altın işletmesi Bergama-İzmir civarında, Gümüşhane&#8217;de ve Erzincan civarında olacak. Şu anda kurulma aşaması devam ediyor. Bütün yer bilimciler 6 bin 500 ton civarında altınımız olduğuna inanıyor, MTA olarak biz de inanıyoruz. Vatandaşlar da arasın, kazma kürek arasınlar&#8221; dedi.<br />
<br />
NERELERDE ALTIN ARANABİLİR?<br />
<br />
MTA&#8217;nın tespitlerine göre altın bulunabilecek yerler şöyle:<br />
<br />
Tokat-Giresun arasında Sayaca, Akoluk mevkii. Tokat-Sivas arasında Evliyatepe bölgesi. Erzincan, Elazığ, Sivas arasında Bakırtepe ve Nazarusağı ile Kars-Kağızman. Kayseri&#8217;de Mahmatlar ve Kırşehir&#8217;de Savcılıbeyit, Terziali bölgeleri. Adana&#8217;da Bolkarda, Antakya&#8217;da Kisecik ve Akıllıçay mevkii. Bilecik-Söğüt, Bursa-Balıkesir arasında Sülüklüköy-Beyköy bölgeleri. Afyon-Kütahya arasında Dağardı, Karaağaç ile İzmir-Aydın arasında Emirli, Bozdağ, Arapdağı bölgeleri. Çanakkale&#8217;de, Kartaldağ, Şahinli, Madendağ, Pirentepe ve Altınoluk bölgeleri. Trakya&#8217;da İğneada.<br />
<br />
<img src="http://img146.imageshack.us/img146/538/aaaaadsgfdkv8.jpg" border="0" alt="[Resim: aaaaadsgfdkv8.jpg&#93;" /><br />
<br />
MTA Genel Müdürü, altın çıkarırken çevreyi korumaya yönelik tedbirlerin de mutlaka alınması gerektiğini söyledi ve ekledi: &#8220;Hem çevreyi korumamız lazım, hem de altın üretmemiz lazım. Bütün gelişmiş ülkeler altını siyanürle elde ediyorlar. Bizim de bazı altınları siyanürle elde etmemiz gerekiyor. Çevre tedbirlerini aldıktan sonra altını çıkarmamızın hiçbir mahsuru yok.&#8221;<br />
<br />
(NTV)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiye'nin Altı Altın Dolu...<br />
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), 600 tonluk altın madenini işletilebilir hale getirdi. Ancak MTA Genel Müdürü Mehmet Üzer Türkiye&#8217;deki altın rezervinin yüzde 90&#8217;ının halen yer altında keşfedilmeyi beklediğini savundu.<br />
<br />
Üzer, &#8220;Altın işletmesi Bergama-İzmir civarında, Gümüşhane&#8217;de ve Erzincan civarında olacak. Şu anda kurulma aşaması devam ediyor. Bütün yer bilimciler 6 bin 500 ton civarında altınımız olduğuna inanıyor, MTA olarak biz de inanıyoruz. Vatandaşlar da arasın, kazma kürek arasınlar&#8221; dedi.<br />
<br />
NERELERDE ALTIN ARANABİLİR?<br />
<br />
MTA&#8217;nın tespitlerine göre altın bulunabilecek yerler şöyle:<br />
<br />
Tokat-Giresun arasında Sayaca, Akoluk mevkii. Tokat-Sivas arasında Evliyatepe bölgesi. Erzincan, Elazığ, Sivas arasında Bakırtepe ve Nazarusağı ile Kars-Kağızman. Kayseri&#8217;de Mahmatlar ve Kırşehir&#8217;de Savcılıbeyit, Terziali bölgeleri. Adana&#8217;da Bolkarda, Antakya&#8217;da Kisecik ve Akıllıçay mevkii. Bilecik-Söğüt, Bursa-Balıkesir arasında Sülüklüköy-Beyköy bölgeleri. Afyon-Kütahya arasında Dağardı, Karaağaç ile İzmir-Aydın arasında Emirli, Bozdağ, Arapdağı bölgeleri. Çanakkale&#8217;de, Kartaldağ, Şahinli, Madendağ, Pirentepe ve Altınoluk bölgeleri. Trakya&#8217;da İğneada.<br />
<br />
<img src="http://img146.imageshack.us/img146/538/aaaaadsgfdkv8.jpg" border="0" alt="[Resim: aaaaadsgfdkv8.jpg]" /><br />
<br />
MTA Genel Müdürü, altın çıkarırken çevreyi korumaya yönelik tedbirlerin de mutlaka alınması gerektiğini söyledi ve ekledi: &#8220;Hem çevreyi korumamız lazım, hem de altın üretmemiz lazım. Bütün gelişmiş ülkeler altını siyanürle elde ediyorlar. Bizim de bazı altınları siyanürle elde etmemiz gerekiyor. Çevre tedbirlerini aldıktan sonra altını çıkarmamızın hiçbir mahsuru yok.&#8221;<br />
<br />
(NTV)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ağustos'ta İşsizlik Yüzde 9.8...]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10887</link>
			<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 13:08:07 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Kayra</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10887</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #000000;"><span style="font-weight: bold;">Ağustos'ta İşsizlik Yüzde 9.8...<br />
Küresel krizin etkisiyle ekonomide yavaşlama sinyalleri gelirken, işsizlik artmaya devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Ağustos döneminde işsizlik oranı yüzde 9.8&#8217;e yükseldi. İşsizlik oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 9.2, bu yılın Temmuz ayında yüzde 9.4 olmuştu.<br />
<br />
Kentsel yerlerde işsizlik oranı 0.4 puanlık artışla yüzde 12, kırsal yerlerde ise 0.7 puanlık artışla yüzde 6.3 olarak belirlendi.<br />
<br />
TARIM DIŞI İŞSİZLİK YÜZDE 13&#8217;E YAKIN<br />
<br />
Türkiye&#8217;de tarım dışı işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 0.8 puanlık artışla yüzde 12.7 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran erkeklerde geçen yılın aynı dönemine göre 0.8 puanlık artışla yüzde 11.1, kadınlarda ise 0.4 puanlık artışla yüzde 19.1 oldu. Genç nüfusta işsizlik oranı 0.1 puanlık düşüşle yüzde 19.1 olarak gerçekleşti. <br />
<br />
İŞSİZ SAYISI 2.4 MİLYONU AŞTI<br />
<br />
Ağustos döneminde istihdam edilenlerin sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 449 bin kişi artarak, 22 milyon 509 bin kişiye yükseldi. Bu dönemde tarım sektöründe çalışan sayısı 140 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 310 bin kişi artış kaydetti. Türkiye genelinde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 207 bin kişi artarak 2 milyon 439 bin kişiye yükseldi.<br />
<br />
Ağustos&#8217;ta istihdam edilenlerin yüzde 28.1&#8217;i tarım, yüzde 19.5&#8217;i sanayi, yüzde 5.9&#8217;u inşaat, yüzde 46.5&#8217;i ise hizmetler sektöründe yer aldı. Kayıtdışı işsizlik oranı yüzde 46.6 olurken, işgücüne katılım oranı yüzde 49.8 düzeyinde gerçekleşti.<br />
<br />
İŞSİZLERİN PROFİLİ<br />
<br />
 Yüzde 69.8&#8217;i erkek nüfus<br />
 Yüzde 55.5&#8217;i lise altı eğitimli<br />
 Yüzde 26.8&#8217;i bir yıl ve daha uzun süredir iş arıyor<br />
 İşsizler sıklıkla (yüzde 30.1) eş-dost vasıtasıyla iş arıyor<br />
 Yüzde 82.4&#8217;ü (2 milyon 10 bin kişi) daha önce bir işte çalışmış<br />
 Daha önce bir işte çalışmış olan işsizlerin yüzde 49.6&#8217;sı hizmetler, yüzde 22.8&#8217;i sanayi, yüzde 19.3&#8217;ü inşaat, yüzde 8.3&#8217;ü ise tarım sektöründe çalışmış.<br />
<br />
(NTV)<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #000000;"><span style="font-weight: bold;">Ağustos'ta İşsizlik Yüzde 9.8...<br />
Küresel krizin etkisiyle ekonomide yavaşlama sinyalleri gelirken, işsizlik artmaya devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Ağustos döneminde işsizlik oranı yüzde 9.8&#8217;e yükseldi. İşsizlik oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 9.2, bu yılın Temmuz ayında yüzde 9.4 olmuştu.<br />
<br />
Kentsel yerlerde işsizlik oranı 0.4 puanlık artışla yüzde 12, kırsal yerlerde ise 0.7 puanlık artışla yüzde 6.3 olarak belirlendi.<br />
<br />
TARIM DIŞI İŞSİZLİK YÜZDE 13&#8217;E YAKIN<br />
<br />
Türkiye&#8217;de tarım dışı işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 0.8 puanlık artışla yüzde 12.7 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran erkeklerde geçen yılın aynı dönemine göre 0.8 puanlık artışla yüzde 11.1, kadınlarda ise 0.4 puanlık artışla yüzde 19.1 oldu. Genç nüfusta işsizlik oranı 0.1 puanlık düşüşle yüzde 19.1 olarak gerçekleşti. <br />
<br />
İŞSİZ SAYISI 2.4 MİLYONU AŞTI<br />
<br />
Ağustos döneminde istihdam edilenlerin sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 449 bin kişi artarak, 22 milyon 509 bin kişiye yükseldi. Bu dönemde tarım sektöründe çalışan sayısı 140 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 310 bin kişi artış kaydetti. Türkiye genelinde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 207 bin kişi artarak 2 milyon 439 bin kişiye yükseldi.<br />
<br />
Ağustos&#8217;ta istihdam edilenlerin yüzde 28.1&#8217;i tarım, yüzde 19.5&#8217;i sanayi, yüzde 5.9&#8217;u inşaat, yüzde 46.5&#8217;i ise hizmetler sektöründe yer aldı. Kayıtdışı işsizlik oranı yüzde 46.6 olurken, işgücüne katılım oranı yüzde 49.8 düzeyinde gerçekleşti.<br />
<br />
İŞSİZLERİN PROFİLİ<br />
<br />
 Yüzde 69.8&#8217;i erkek nüfus<br />
 Yüzde 55.5&#8217;i lise altı eğitimli<br />
 Yüzde 26.8&#8217;i bir yıl ve daha uzun süredir iş arıyor<br />
 İşsizler sıklıkla (yüzde 30.1) eş-dost vasıtasıyla iş arıyor<br />
 Yüzde 82.4&#8217;ü (2 milyon 10 bin kişi) daha önce bir işte çalışmış<br />
 Daha önce bir işte çalışmış olan işsizlerin yüzde 49.6&#8217;sı hizmetler, yüzde 22.8&#8217;i sanayi, yüzde 19.3&#8217;ü inşaat, yüzde 8.3&#8217;ü ise tarım sektöründe çalışmış.<br />
<br />
(NTV)<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Selçuk Üniversitesi Rektörü Gözaltında...]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10886</link>
			<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 13:05:12 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Kayra</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10886</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #000000;">Selçuk Üniversitesi Rektörü Gözaltında...<br />
Konya polisinin 8 ilde düzenlediği Okyanus operasyonu kapsamında, aralarında Selçuk Üniversitesi (SÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan'ın da bulunduğu yaklaşık 30 kişi gözaltına alındı.<br />
<br />
Konya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bu sabah Konya ile birlikte Adana, Malatya, Adıyaman, Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Kütahya ve Karaman'da, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, ihaleye fesat karıştırmakla suçlandığı belirtilen yaklaşık 30 kişiyi gözaltına aldı.<br />
<br />
Gözaltına alınanlar arasında Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan ile Konya Vakıflar Bölge Müdürü İ.G, Konya Numune Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. R.S. ve çeşitli hastanelerin yöneticilerinin de bulunduğu öğrenildi.<br />
<br />
Gözaltına alınanlardan bazılarının ''adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs''le de suçlandığı bildirildi.<br />
<br />
Operasyonun, Okyanus Şirketler Grubu ihaleleri ile ilgili düzenlenen yolsuzluk ve çete operasyonunun 3. dalgası olarak gerçekleştirildiği öğrenildi. <br />
<br />
Rektör Okudan, henüz sağlık muayenesi için Konya Numune Hastanesi'ne getirilmezken, SÜ Rektörlüğü'nde ve Okudan'ın makam odasında polisin arama yaptığı öğrenildi. <br />
<br />
Operasyonun 23 Eylülde düzenlenen ikinci dalgasında Okyanus Şirketler Grubu'nun çeşitli hastanelerden aldığı temizlik, güvenlik, yemek ve görüntüleme ihalelerinde yolsuzluk yapıldığı ve çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu gerekçesiyle şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun ve SÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başmüdürü Mustafa Mete ile birlikte 21 kişi Konya'dan sevk edildikleri Adana'da çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. <br />
<br />
Okyanus Şirketler Grubu, SÜ Meram Tıp Fakültesi ve Konya Numune Hastaneleri ile birlikte Konya'da ve farklı illerde çok sayıda sağlık kurumunun yemek, görüntüleme, güvenlik ve temizlik ihalelerini almıştı.<br />
<br />
Çıkar amaçlı suç örgütü kurularak, bu ihalelere fesat karıştırıldığı öne sürülüyor.<br />
AA<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #000000;">Selçuk Üniversitesi Rektörü Gözaltında...<br />
Konya polisinin 8 ilde düzenlediği Okyanus operasyonu kapsamında, aralarında Selçuk Üniversitesi (SÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan'ın da bulunduğu yaklaşık 30 kişi gözaltına alındı.<br />
<br />
Konya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bu sabah Konya ile birlikte Adana, Malatya, Adıyaman, Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Kütahya ve Karaman'da, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, ihaleye fesat karıştırmakla suçlandığı belirtilen yaklaşık 30 kişiyi gözaltına aldı.<br />
<br />
Gözaltına alınanlar arasında Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan ile Konya Vakıflar Bölge Müdürü İ.G, Konya Numune Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. R.S. ve çeşitli hastanelerin yöneticilerinin de bulunduğu öğrenildi.<br />
<br />
Gözaltına alınanlardan bazılarının ''adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs''le de suçlandığı bildirildi.<br />
<br />
Operasyonun, Okyanus Şirketler Grubu ihaleleri ile ilgili düzenlenen yolsuzluk ve çete operasyonunun 3. dalgası olarak gerçekleştirildiği öğrenildi. <br />
<br />
Rektör Okudan, henüz sağlık muayenesi için Konya Numune Hastanesi'ne getirilmezken, SÜ Rektörlüğü'nde ve Okudan'ın makam odasında polisin arama yaptığı öğrenildi. <br />
<br />
Operasyonun 23 Eylülde düzenlenen ikinci dalgasında Okyanus Şirketler Grubu'nun çeşitli hastanelerden aldığı temizlik, güvenlik, yemek ve görüntüleme ihalelerinde yolsuzluk yapıldığı ve çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu gerekçesiyle şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun ve SÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başmüdürü Mustafa Mete ile birlikte 21 kişi Konya'dan sevk edildikleri Adana'da çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. <br />
<br />
Okyanus Şirketler Grubu, SÜ Meram Tıp Fakültesi ve Konya Numune Hastaneleri ile birlikte Konya'da ve farklı illerde çok sayıda sağlık kurumunun yemek, görüntüleme, güvenlik ve temizlik ihalelerini almıştı.<br />
<br />
Çıkar amaçlı suç örgütü kurularak, bu ihalelere fesat karıştırıldığı öne sürülüyor.<br />
AA<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BİR CESETLE YAŞAM]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10885</link>
			<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 14:02:22 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10885</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #006400;"><span style="font-size: large;">I. BÖLÜM</span><br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Sensizim yine. Bu fiilin her türlü zamanlarına çekilmişliklerinde anlıyorum ki sen bende değilmişsin. Yoksa ben lime lime düşüncelere doğranırken, sen doğuştan kör sıfatına bürünmezdin. Yüreğimin yanıkları burnumu sızlatıyor. Bir Ağustos ayıydı sala sesin ilk bana vardığında. Ama ben üç maymunu oynamayı daha kolay gördüm o zamanlar ve aslında zor olan oydu. İntihar etmiştin kendini. Benim de kendi katlimi kendime vacip kıldın. Her gittiğim yere cesedini taşıdım, ağırlaştın, seni kurtların kemirmesini izledim ve artık çürük et kokuların derime işledi. Jiletlerle kazıdım derimi ama kokuyu çıkaramadım. Mavi kanlar akıttım yarıklarımdan. Seni taşımaktan vazgeçtim ve olduğun yere yığdım seni. Bana yalan söyleyen dilinin kurtların kemirmesini izlemek içimde uhde kalacak ama artık ağırlığın altında eziliyor ruhum, bedenim ve benliğim&#8230;<br />
<br />
Kekremsi ve buruk bir tadın var şimdiki zamanlarda ağzımda. Seni taşırken beynini yedim kendi beynimle&#8230; Her ağzımı açtığımda kurtlarım çıkacak diye sımsıkı kapatıyorum ağzımı. Kimsenin kurtlarımı görmesine izin vermemek için uğraşıyorum her gün. Kimse görmeden kusuyorum içimdeki kımıldayanları ve küçük parçaların ağzımda, onların tadı ve kokusuyla yaşam zorunluluğum gerçekleşiyor.<br />
<br />
Her ki bağlacının sonunda bitirdin yavaş yavaş ve yudum yudum senden kalan artıkları. Artık acı kifayet etmiyor yaşattıklarına. Her nedenin bir çünküsü vardır diye dişlerimi kırarcasına sıktım çenemi ama sonuç hep bildikti sende. Kendinin bitmek istemeyişinden beni bitirmiştin, her zaman ve hep farklı yerlerimden kanatmıştın beni. Belki sen de anladın ki, artık farklı bir yerim kalmamıştı, dilinin hançerini vuracak bedenimde. Artık her vurduğun yer geçmişten izler taşıyordu beden anatomimde. Yarım kalan beden eğitimi derslerimi tamamlamıştım sende. Tek bir farkla yalnız, geri dönüşümü yoktu aldığım kırıkların. Vücudum alçı da tutmuyor nicedir ve kukla görünümüm etrafımdakilerinin göz bebeklerine yansımakta. Sıcaklarda üşüyorum, kalabalıklarda yalnızım, işkencelerde mutluyum. Tedavimin imkansız hale geldiği zamanlarım vardır. Farkı istersen bazen değil, sık sık artık zaman dilimlerimde. Gör ki artık Rapunzel&#8217;in saçları uzamıyor ve yetişmiyorsun uçlarına ya da tutmak istemiyorsun.<br />
<br />
Halbuki ben son nefesini verdiğinde seni gömmeliymişim. Bir hortlakla yaşamayı kabul etmek kabarık suç listeme yenisini eklemekten öteye gitmezmiş. Failin ben miyim sen misin bir önemi yok artık. Yalnız sen de evimin arka bahçesindeki mezarlığa işlendin. O kadar kalabalık ki seni seçemiyorum bile ve mezar taşı bile yaptırmamışım sana. Sadece ben biliyorum orada olduğunu bir de sen. &#8220;Niye&#8221;ler kanıyor yüreğimde ve engel olamıyorum. Korkuyorum irinlerini dışarı akıtmaktan ve içime akıyor saniye saniye. Artık o kadar küflendi ki içim, ağırlaşan kokular sarıyor beynimi. Bunu bir ben biliyorum yalnız. Ve biliyor musun bilmemek daha iyiymiş bazen. Keşke ben de bilmeseydim. Bu lanet kelimeyi sevmediğimi bilirsin ama hep kullanıyorum. Hiç bir keşke zamanı geriye alamıyor, geriye gelmediği gibi yitirilenler, yüreğimdeki oyuklar her keşkenin bitiminde daha da büyüyor. <br />
<br />
Tahribi yüksek kelimelerinden sonra kimseyi çok sevmeyeceğim. Ucundan tutacağım herkesi. Herkesten çok sevmek çözüm değilmiş hiçbir şeye. Asıl akılcı olan sevmeyi iki parmağınla iliştirebilmekmiş yakana. Ben kendimi daha çok sevemediğim için kırgınım, yılgınım, yorgunum&#8230; Değer vereceğim diye kendi değerlerimi yitirmişim. Fazla ziyankar davranmışım insafsız yüreklere sevgi dağıtmakla. Neden hayatın kullanma kılavuzunu yaratmamışlar ki teknolojinin son evrelerini yaşatan mucit beyinler? Deneyimsizlik toyluktan mı gelir toyluğa mı gider kim çözebilir ki?<br />
<br />
Yorgunum&#8230; Yorgunum demekten bile yorgunum. Öyle yabancıyım ki kendime sesim bana ulaştığında bile yadırgıyorum kendi sesimi. Ne yaptım ben bana böyle&#8230; Sus artık içimdeki sen. Yeter Don Kişot kişiliğim yeldeğirmenleri yok ki, gör. Görmek mi iyidir bazı gerçekleri görmek istememek mi? Tümden gelip tüme varmak bir yol katetmek mi?  Hücrelerim niye bu kadar çok acıyor?<br />
Dayanamıyorum artık. Bir tabip beynimi alsa da, hatırlamasam hiç bir şeyi. Ya da elim gibi görünen bir kaza geçirsem de silinse tüm geçmişim. Hiç olsam. Geçmiş zamanları kaldırın düşünme yetimden. Sus artık uyuyacağım ben.<br />
<br />
Bir şelale bitiminde başlıyor yalnızlığım. Çağlayan&#8217;ım sessiz. Oradan oraya sürükleniyorum ama cesedimi hiç bırakmıyorum. Sen de benimle sürükleniyorsun, sürüklendiğinden haberin olmuyor. Sürmanşetten yayınlıyorum yokluğunu ama alfabem bildik değil. Aşinalık yok açık kırıklarıma&#8230; Su oluyorum suda boğuluyorum. Ayak uçlarımdan başlıyor Azrail&#8217;im canımı almaya en son bağrımda bitiyor işi. Yüreğime geliyor canım, tekrar geri itiyor ve bana bunu her gün yaşatıyor. Artık ölebilmeyi istiyorum ama yapamıyorum. &#8220;Daha değil&#8221; diyor. &#8220;Benim için yaşayacaksın ve ben bunu her gün sana yaşatacağım&#8221; diyor. İşte, başkalarına yaşama serüvenim böyle başladı. Yaşamanın sadece nefes alabilmek olmadığını öğreneli çok oldu. Ve ben öyle özledim ki ölümü&#8230; Hadi bekliyorum ölüm öpücüğünü kondur artık alnıma.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
</span></span><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #006400;"><span style="font-size: large;">I. BÖLÜM</span><br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
Sensizim yine. Bu fiilin her türlü zamanlarına çekilmişliklerinde anlıyorum ki sen bende değilmişsin. Yoksa ben lime lime düşüncelere doğranırken, sen doğuştan kör sıfatına bürünmezdin. Yüreğimin yanıkları burnumu sızlatıyor. Bir Ağustos ayıydı sala sesin ilk bana vardığında. Ama ben üç maymunu oynamayı daha kolay gördüm o zamanlar ve aslında zor olan oydu. İntihar etmiştin kendini. Benim de kendi katlimi kendime vacip kıldın. Her gittiğim yere cesedini taşıdım, ağırlaştın, seni kurtların kemirmesini izledim ve artık çürük et kokuların derime işledi. Jiletlerle kazıdım derimi ama kokuyu çıkaramadım. Mavi kanlar akıttım yarıklarımdan. Seni taşımaktan vazgeçtim ve olduğun yere yığdım seni. Bana yalan söyleyen dilinin kurtların kemirmesini izlemek içimde uhde kalacak ama artık ağırlığın altında eziliyor ruhum, bedenim ve benliğim&#8230;<br />
<br />
Kekremsi ve buruk bir tadın var şimdiki zamanlarda ağzımda. Seni taşırken beynini yedim kendi beynimle&#8230; Her ağzımı açtığımda kurtlarım çıkacak diye sımsıkı kapatıyorum ağzımı. Kimsenin kurtlarımı görmesine izin vermemek için uğraşıyorum her gün. Kimse görmeden kusuyorum içimdeki kımıldayanları ve küçük parçaların ağzımda, onların tadı ve kokusuyla yaşam zorunluluğum gerçekleşiyor.<br />
<br />
Her ki bağlacının sonunda bitirdin yavaş yavaş ve yudum yudum senden kalan artıkları. Artık acı kifayet etmiyor yaşattıklarına. Her nedenin bir çünküsü vardır diye dişlerimi kırarcasına sıktım çenemi ama sonuç hep bildikti sende. Kendinin bitmek istemeyişinden beni bitirmiştin, her zaman ve hep farklı yerlerimden kanatmıştın beni. Belki sen de anladın ki, artık farklı bir yerim kalmamıştı, dilinin hançerini vuracak bedenimde. Artık her vurduğun yer geçmişten izler taşıyordu beden anatomimde. Yarım kalan beden eğitimi derslerimi tamamlamıştım sende. Tek bir farkla yalnız, geri dönüşümü yoktu aldığım kırıkların. Vücudum alçı da tutmuyor nicedir ve kukla görünümüm etrafımdakilerinin göz bebeklerine yansımakta. Sıcaklarda üşüyorum, kalabalıklarda yalnızım, işkencelerde mutluyum. Tedavimin imkansız hale geldiği zamanlarım vardır. Farkı istersen bazen değil, sık sık artık zaman dilimlerimde. Gör ki artık Rapunzel&#8217;in saçları uzamıyor ve yetişmiyorsun uçlarına ya da tutmak istemiyorsun.<br />
<br />
Halbuki ben son nefesini verdiğinde seni gömmeliymişim. Bir hortlakla yaşamayı kabul etmek kabarık suç listeme yenisini eklemekten öteye gitmezmiş. Failin ben miyim sen misin bir önemi yok artık. Yalnız sen de evimin arka bahçesindeki mezarlığa işlendin. O kadar kalabalık ki seni seçemiyorum bile ve mezar taşı bile yaptırmamışım sana. Sadece ben biliyorum orada olduğunu bir de sen. &#8220;Niye&#8221;ler kanıyor yüreğimde ve engel olamıyorum. Korkuyorum irinlerini dışarı akıtmaktan ve içime akıyor saniye saniye. Artık o kadar küflendi ki içim, ağırlaşan kokular sarıyor beynimi. Bunu bir ben biliyorum yalnız. Ve biliyor musun bilmemek daha iyiymiş bazen. Keşke ben de bilmeseydim. Bu lanet kelimeyi sevmediğimi bilirsin ama hep kullanıyorum. Hiç bir keşke zamanı geriye alamıyor, geriye gelmediği gibi yitirilenler, yüreğimdeki oyuklar her keşkenin bitiminde daha da büyüyor. <br />
<br />
Tahribi yüksek kelimelerinden sonra kimseyi çok sevmeyeceğim. Ucundan tutacağım herkesi. Herkesten çok sevmek çözüm değilmiş hiçbir şeye. Asıl akılcı olan sevmeyi iki parmağınla iliştirebilmekmiş yakana. Ben kendimi daha çok sevemediğim için kırgınım, yılgınım, yorgunum&#8230; Değer vereceğim diye kendi değerlerimi yitirmişim. Fazla ziyankar davranmışım insafsız yüreklere sevgi dağıtmakla. Neden hayatın kullanma kılavuzunu yaratmamışlar ki teknolojinin son evrelerini yaşatan mucit beyinler? Deneyimsizlik toyluktan mı gelir toyluğa mı gider kim çözebilir ki?<br />
<br />
Yorgunum&#8230; Yorgunum demekten bile yorgunum. Öyle yabancıyım ki kendime sesim bana ulaştığında bile yadırgıyorum kendi sesimi. Ne yaptım ben bana böyle&#8230; Sus artık içimdeki sen. Yeter Don Kişot kişiliğim yeldeğirmenleri yok ki, gör. Görmek mi iyidir bazı gerçekleri görmek istememek mi? Tümden gelip tüme varmak bir yol katetmek mi?  Hücrelerim niye bu kadar çok acıyor?<br />
Dayanamıyorum artık. Bir tabip beynimi alsa da, hatırlamasam hiç bir şeyi. Ya da elim gibi görünen bir kaza geçirsem de silinse tüm geçmişim. Hiç olsam. Geçmiş zamanları kaldırın düşünme yetimden. Sus artık uyuyacağım ben.<br />
<br />
Bir şelale bitiminde başlıyor yalnızlığım. Çağlayan&#8217;ım sessiz. Oradan oraya sürükleniyorum ama cesedimi hiç bırakmıyorum. Sen de benimle sürükleniyorsun, sürüklendiğinden haberin olmuyor. Sürmanşetten yayınlıyorum yokluğunu ama alfabem bildik değil. Aşinalık yok açık kırıklarıma&#8230; Su oluyorum suda boğuluyorum. Ayak uçlarımdan başlıyor Azrail&#8217;im canımı almaya en son bağrımda bitiyor işi. Yüreğime geliyor canım, tekrar geri itiyor ve bana bunu her gün yaşatıyor. Artık ölebilmeyi istiyorum ama yapamıyorum. &#8220;Daha değil&#8221; diyor. &#8220;Benim için yaşayacaksın ve ben bunu her gün sana yaşatacağım&#8221; diyor. İşte, başkalarına yaşama serüvenim böyle başladı. Yaşamanın sadece nefes alabilmek olmadığını öğreneli çok oldu. Ve ben öyle özledim ki ölümü&#8230; Hadi bekliyorum ölüm öpücüğünü kondur artık alnıma.<br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
 <br />
<br />
</span></span><hr />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BAKRAÇTAKİ EŞKALİM]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10884</link>
			<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 13:50:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10884</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #0000CD;"><span style="font-size: large;">BAKRAÇTAKİ EŞKALİM<br />
</span><br />
Tüm perdelerini kapattım hayatın. Sandığın kokusu vurmuş kalbime. Soğuk bakraçtaki kanla yıkadım eşkalimi. Yatağımın başucuna astığım çocukluğumun ayakları sallanıyor hala. Ah çocukluğum! Yüzüne kim düşürdü bu kırışıklıkları?<br />
<br />
 <br />
<br />
Ceplerimdeki kurtlarımla besliyorum O&#8217;nu. Çürümeye yüz tutmuş ellerim neden hala titriyor? Gün yüzü görmemiş yüzüme bir ışık huzmesi değmesin artık. Bir şarkı dolanıyor dilime, &#8220;çekilin karanlıklar rahat bırakın beni, ölüme yaklaşmışken döndürmeyin yolumdan bedenimi&#8221;...<br />
<br />
 <br />
<br />
Kıtlama hayatıma son vuruş tekniklerini deniyorum kimse görmeden. Bir çocuk ağlaması kulağımda. Kolları ve bacakları kesik gövdemle bir başımayım. Hayretten ve gayret etmekten açık kalan ağzımdan bir örümcek giriyor içime. Ağlarıyla bir yol yapıyor iki kirpiğimin arasına. Hadım edilen duygularımın ağlayışları bile bitmiş. Bir karga ölmemi bekliyor beynimin ücra köşesinde. Yine didikleyecek etlerimi. Canı çekiliyor vücudumun. Gözlerimden gelen son damlada kanımı yitirdim. Son vuruşu yapsın artık bir cani. Fani acılarımın ölümsüzlüğü gergeflemiş ciğerimi. Hangi eğik matbaa harfi anlatır acıdan kıvrılmış hikayemi?... Sus, bak uykum geliyor&#8230;<br />
<br />
 <br />
<br />
Halbuki çok da uzak değildi çıtkırıldım mutluluklarım. Televizyonun gece yarısından sonra yayının bittiği, siyah beyaz günlerdi. Şimdi gözlerimde çocukluğumdan kalma yaşlarım, kapı önünde gazoz kapaklarım, ceplerimde çekirdeklerimle karışmış bilyelerim var. Çocukluğumu uğur/ladım intihar halatına yine. Bir ölüm bu kadar mı eğreti dururdu bir yüzde? Kesif bir ceset kokusu burnumda. Tehir edilen ölümüm müydü, yaşamım mıydı? Sus çocuk! Göğsümdeki kanla emziriyorum seni. Bir deri bir kemik kalmış ruhum, seni kendimle beslemekten. Ölü ruhların tecimerliğinde bir adım öne çıkıyor ayaklarım. Şimdi hangi tabut vücuduma tam oturur?<br />
<br />
 <br />
<br />
Ellerimle bileylediğim saç tellerimin üzerinde yürüdükçe bileklerim zonkluyor. Yürüdüğüm ve varacağım her yol kan gölü artık. Omuzlarımın üzerinde duran cisme sıkma anını gösteriyor zaman. Tırnak diplerimdeki dikenleri dişlerimle ayıklamaya vakit kalmadı artık.<br />
<br />
 <br />
<br />
Uykum geldi&#8230;<br />
<br />
Şimdi cesetleri bile kıskandıracak bir ölüme dalacağım.<br />
<br />
Ört üstüme ölü toprağını, sıcak tutuyor.<br />
<br />
Bir psikiyatristin kıytırık raporuna, haleti ruhiyem, &#8220;anksiyete bozukluğu&#8221; olarak geçiyor. <br />
</span></span><br />
<br />
<a href="http://realesma.blogcu.com/" target="_blank">http://realesma.blogcu.com/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #0000CD;"><span style="font-size: large;">BAKRAÇTAKİ EŞKALİM<br />
</span><br />
Tüm perdelerini kapattım hayatın. Sandığın kokusu vurmuş kalbime. Soğuk bakraçtaki kanla yıkadım eşkalimi. Yatağımın başucuna astığım çocukluğumun ayakları sallanıyor hala. Ah çocukluğum! Yüzüne kim düşürdü bu kırışıklıkları?<br />
<br />
 <br />
<br />
Ceplerimdeki kurtlarımla besliyorum O&#8217;nu. Çürümeye yüz tutmuş ellerim neden hala titriyor? Gün yüzü görmemiş yüzüme bir ışık huzmesi değmesin artık. Bir şarkı dolanıyor dilime, &#8220;çekilin karanlıklar rahat bırakın beni, ölüme yaklaşmışken döndürmeyin yolumdan bedenimi&#8221;...<br />
<br />
 <br />
<br />
Kıtlama hayatıma son vuruş tekniklerini deniyorum kimse görmeden. Bir çocuk ağlaması kulağımda. Kolları ve bacakları kesik gövdemle bir başımayım. Hayretten ve gayret etmekten açık kalan ağzımdan bir örümcek giriyor içime. Ağlarıyla bir yol yapıyor iki kirpiğimin arasına. Hadım edilen duygularımın ağlayışları bile bitmiş. Bir karga ölmemi bekliyor beynimin ücra köşesinde. Yine didikleyecek etlerimi. Canı çekiliyor vücudumun. Gözlerimden gelen son damlada kanımı yitirdim. Son vuruşu yapsın artık bir cani. Fani acılarımın ölümsüzlüğü gergeflemiş ciğerimi. Hangi eğik matbaa harfi anlatır acıdan kıvrılmış hikayemi?... Sus, bak uykum geliyor&#8230;<br />
<br />
 <br />
<br />
Halbuki çok da uzak değildi çıtkırıldım mutluluklarım. Televizyonun gece yarısından sonra yayının bittiği, siyah beyaz günlerdi. Şimdi gözlerimde çocukluğumdan kalma yaşlarım, kapı önünde gazoz kapaklarım, ceplerimde çekirdeklerimle karışmış bilyelerim var. Çocukluğumu uğur/ladım intihar halatına yine. Bir ölüm bu kadar mı eğreti dururdu bir yüzde? Kesif bir ceset kokusu burnumda. Tehir edilen ölümüm müydü, yaşamım mıydı? Sus çocuk! Göğsümdeki kanla emziriyorum seni. Bir deri bir kemik kalmış ruhum, seni kendimle beslemekten. Ölü ruhların tecimerliğinde bir adım öne çıkıyor ayaklarım. Şimdi hangi tabut vücuduma tam oturur?<br />
<br />
 <br />
<br />
Ellerimle bileylediğim saç tellerimin üzerinde yürüdükçe bileklerim zonkluyor. Yürüdüğüm ve varacağım her yol kan gölü artık. Omuzlarımın üzerinde duran cisme sıkma anını gösteriyor zaman. Tırnak diplerimdeki dikenleri dişlerimle ayıklamaya vakit kalmadı artık.<br />
<br />
 <br />
<br />
Uykum geldi&#8230;<br />
<br />
Şimdi cesetleri bile kıskandıracak bir ölüme dalacağım.<br />
<br />
Ört üstüme ölü toprağını, sıcak tutuyor.<br />
<br />
Bir psikiyatristin kıytırık raporuna, haleti ruhiyem, &#8220;anksiyete bozukluğu&#8221; olarak geçiyor. <br />
</span></span><br />
<br />
<a href="http://realesma.blogcu.com/" target="_blank">http://realesma.blogcu.com/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kırgızistan'daki uçak kazasında ölen tek Türk olan dayımı yarın defnedeceğiz]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10883</link>
			<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 22:43:09 +0200</pubDate>
			<dc:creator>mescere</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10883</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1777.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1777.jpg&#93;" /><br />
<br />
Belki hatırlarsınız; bundan yaklaşık 3 ay kadar önce Kırgızistan&#8217;da bir uçak kazası olmuştu.<br />
Orada sadece bir tane Türk vatandaşı hayatını kaybetmişti.<br />
O kişi benim dayımdı.<br />
Allah rahmet eylesin.<br />
Fikri yapımız hiç uyuşmazdı ama iyilikseverliği dünyaya bedeldi.<br />
Kırgızistan'a defalarca gitti geldi.<br />
Her gidişinde yanında en az 10 tane bavulu olurdu.<br />
İçinde kağıt mendilden deri montlara kadar her şey bulunurdu.<br />
Onları ihtiyaç sahiplerine dağıtırdı.<br />
Kendisi aslen emekli matematik öğretmeni olmasına rağmen esas merakı yakın tarih üzerineydi ve o konuda çıkmış tüm kitapları okurdu.<br />
Bir de askeri stratejiler üzerine uzmandı.<br />
Onun sırdaşlarından biriydim.<br />
Bana çok güvenirdi.<br />
Çok az görüşsek de geçirdiğimiz her an son derece samimiydi.<br />
&#8230;<br />
Dayım vefat edeli çok oldu.<br />
Naaşının orada gömülmesini istedi en yakınları.<br />
Çünkü gelmesi için 3000 dolar gerekiyordu.<br />
Ama orada gömülmesi 600 dolardı.<br />
Sonuçta orada defnedilmesi için vekaletname istemiş büyükelçilik.<br />
Onlar da fotokopi göndermişler oraya.<br />
Halbuki aslının gitmesi gerekiyormuş belgenin.<br />
Dayımın cenazesi aylardır morgdaydı işin özeti.<br />
Bugün akşam uçakla gelecek cenaze ve yarın sabah defnedeceğiz inşallah.<br />
Sanırım yarın akşam televizyonlarda izleyebilirsiniz cenaze töreninden kareler.<br />
Dayımın ruhuna bir fatiha ihsan ederseniz memnun olurum.<br />
Allah cümlenizden razı olsun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1777.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1777.jpg]" /><br />
<br />
Belki hatırlarsınız; bundan yaklaşık 3 ay kadar önce Kırgızistan&#8217;da bir uçak kazası olmuştu.<br />
Orada sadece bir tane Türk vatandaşı hayatını kaybetmişti.<br />
O kişi benim dayımdı.<br />
Allah rahmet eylesin.<br />
Fikri yapımız hiç uyuşmazdı ama iyilikseverliği dünyaya bedeldi.<br />
Kırgızistan'a defalarca gitti geldi.<br />
Her gidişinde yanında en az 10 tane bavulu olurdu.<br />
İçinde kağıt mendilden deri montlara kadar her şey bulunurdu.<br />
Onları ihtiyaç sahiplerine dağıtırdı.<br />
Kendisi aslen emekli matematik öğretmeni olmasına rağmen esas merakı yakın tarih üzerineydi ve o konuda çıkmış tüm kitapları okurdu.<br />
Bir de askeri stratejiler üzerine uzmandı.<br />
Onun sırdaşlarından biriydim.<br />
Bana çok güvenirdi.<br />
Çok az görüşsek de geçirdiğimiz her an son derece samimiydi.<br />
&#8230;<br />
Dayım vefat edeli çok oldu.<br />
Naaşının orada gömülmesini istedi en yakınları.<br />
Çünkü gelmesi için 3000 dolar gerekiyordu.<br />
Ama orada gömülmesi 600 dolardı.<br />
Sonuçta orada defnedilmesi için vekaletname istemiş büyükelçilik.<br />
Onlar da fotokopi göndermişler oraya.<br />
Halbuki aslının gitmesi gerekiyormuş belgenin.<br />
Dayımın cenazesi aylardır morgdaydı işin özeti.<br />
Bugün akşam uçakla gelecek cenaze ve yarın sabah defnedeceğiz inşallah.<br />
Sanırım yarın akşam televizyonlarda izleyebilirsiniz cenaze töreninden kareler.<br />
Dayımın ruhuna bir fatiha ihsan ederseniz memnun olurum.<br />
Allah cümlenizden razı olsun.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Misyonerlik Faaliyetleri [Hutbe&#93;]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10879</link>
			<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 13:44:51 +0200</pubDate>
			<dc:creator>*ALEmDAR*</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10879</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #4B0082;"><span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">MİSYONERLİK FAALİYETLERİ<br />
<br />
Aziz Mü'minler!<br />
<br />
İslam dini son hak din, Hz. Muhammed (s.a.v.) de son peygamberdir. Renk, dil ırk, cinsiyet ve milliyet farkı gözetmeksizin bütün insanlığa gönderilmiş bulunan İslam dini, orijinalliğini, safiyetini ve asliyetini olduğu gibi koruyabilmiş yegane ilahi dindir. Kur'an-ı Kerim de en ufak bir değişikliğe uğramadan zamanımıza kadar gelebilmiş yegane bir kitaptır. Dünya durdukça da böyle devam edecektir. İslam'dan önce gönderilen ve daha sonra Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi adlarla anılan dinler ise insanlar tarafından bozulmuş, tahrif edilmişlerdir. Kur'an-ı kerim, bu dinlerin tahrif edildiğini haber vermektedir. (Nisa 46, Maide 13)<br />
<br />
Değerli mü'minler!<br />
<br />
Şu gerçeği hiç bir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Hz.Muhammed (s.a.v.) peygamber olarak gönderildikten sonra zaten tahrif edilmiş olan daha önceki dinlere ihtiyaç kalmamış ve Yüce Allah, bütün insanlığın, ancak İslam Dinine uyarak kurtuluşa erebileceğini açıklamıştır. Çünkü İslâm Dini, insanın yaratılışına uygun temel prensiplerine sahiptir. Akılla ve ilmi gerçeklerle çelişmez.<br />
<br />
Durum böyleyken Hıristiyanlar kendi muharref dinlerini bütün dünyaya yaymak için büyük çabalar sarfetmekte ve çok büyük miktarlarda maddi harcamalarda bulunmaktadırlar.<br />
<br />
        Muhterem Müslümanlar!<br />
<br />
Hıristiyanlığı yaymaya çalışan kimseye misyoner, dünyayı Hıristiyanlaştırmak için gösterilen faaliyetlere de misyonerlik faaliyetleri denmektedir. Yüzyıllardır devam eden bu faaliyetler günümüzde de sürmektedir. II. Vatikan Konsilinde: "Kilise misyonerlerini göndermeye devam edecektir. Yeryüzünde her taraf Hıristiyan olmadıkça bu görev sona ermeyecektir." şeklinde karar almışlardır.<br />
<br />
Hıristiyanlığı yayabilmek için misyonerler, özel okullar,hastaneler, kütüphaneler, yabancı dil öğretim merkezleri, sığınma evleri, öksüz yurtları ve pansiyonlar kurarak fakir ailelere, kimsesiz çocuklara maddi yardımlar yaparak kitap, broşür, dergi basıp dağıtarak ve çeşitli sanat etkinlikleri göstererek amaçlarını gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Bu yüzden Hıristiyan inancını yaymakla görevli olan misyoneri bazen bir doktor, bazen bir hemşire, bazen bir öğretmen, bazen bir barış gönüllüsü, bazen bir asker, bazen herkesin yardımına koşan bir eleman olarak görebilirsiniz.<br />
<br />
        Değerli Mü'minler!<br />
<br />
Hıristiyan misyonerler, asırlardır, kendi dini ve kültürel değerlerinden kopmuş müslüman toplulukların özlemini çekmişlerdir. Çünkü İslami duyguları ve duyarlılığı zayıflamış insanlara kolayca Hıristiyanlığı kabul ettirebileceklerini düşünmektedirler. Gerçekten insanlarımız İslamiyet hakkında ne kadar bilgisiz kalır ve manevi değerlerinden ne kadar uzaklaşırsa o nispette Hıristiyan misyonerlerin avı haline geleceklerdir. Nitekim misyonerlerin, Yehova şahitlerinin, Budistlerin, Bahailerin, Maunların ve benzeri İslam dışı hareket mensuplarının sokuldukları kimseler genellikle İslam'ı bilmeyen, manevi değerlerinden kopmuş kimselerdir. Yahut da kimsesiz çocuklar, geçim sıkıntısı çeken insanlar veya güven duygusundan yoksun kalmış kişilerdir. Yoksa misyonerlerin, dinini, kültürünü, tarihini bilen, kendi kimliğine sahip müslümanları İslam'dan koparmaları zaten mümkün değildir.<br />
<br />
Misyonerler amaçlarını gerçekleştirebilmek için bir taraftan da ellerindeki geniş imkanlarla İslam'ı kasıtlı olarak yanlış tanıtmakta, İslam'a ve Peygamber efendimize çeşitli iftira ve isnatlarda bulunmaktadırlar. Böylece hem İslam'a ilgi duyan insanların müslüman olmalarını engellemeye çalışmakta hem de İslam'a inanan ancak dinini iyi bilmeyen müslümanların inançlarında şüphe ve tereddütler meydana getirerek İslam'dan koparmayı hedeflemektedirler.<br />
<br />
İşte bu sebeple yüce dinimiz İslam'ı iyi öğrenmeli, nesillerimize öğretmeli ve yaşamalıyız. Çocuklarımızı bir inanç ve kültür boşluğuna sürüklememeliyiz. Eğer nesillerimize yüce kitabımız Kur'an-ı Kerimi ve dinimizi öğretmezsek; çocuklarımızda bir inanç boşluğu meydana gelir. Boşluktaki insanlar da her türlü batıl inancın nüfuz edebileceği birer malzeme haline gelirler. Nitekim asırlar boyu İslam'ın kalesi olmuş coğrafyalarda Hıristiyan misyonerlerin ve diğer bir takım batıl inanç mensuplarının alabildiğine faaliyetlere girişmiş olmalarının sebebi budur. İşte bundan dolayı manevi değerlerimizin yıpratılmasını önlemek, çocuklarımıza İslam'ı iyi öğretmek ve Kur'an-ı Kerimi belletmek zorundayız. Misyonerler, İslamı toplumuna birer emanet olarak kimsesiz çocukları, ihtiyaç içinde kıvranan yoksul kimseleri Hıristiyanlaştırmak için her türlü çabayı gösterirken, biz müslümanlar buna seyirci kalırsak hem geleceğimizi tehlikeye atmış oluruz, hem de Allah katında asla sorumluluktan kurtulamayız.<br />
<br />
Hutbemizi şu ilahi uyarılarla bitirelim. "Ey iman edenler. Kendilerine kitap verilenlerden bir gruba (yani batılı benimseyerek onu yaymaya çalışan bir topluluğa) uyarsanız, imanınızdan sonra sizi inkarcılığa sevkederler.&#8221; (Al-i İmran 100)<br />
<br />
"Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki Allah'tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır." (Bakara 120)</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #4B0082;"><span style="font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">MİSYONERLİK FAALİYETLERİ<br />
<br />
Aziz Mü'minler!<br />
<br />
İslam dini son hak din, Hz. Muhammed (s.a.v.) de son peygamberdir. Renk, dil ırk, cinsiyet ve milliyet farkı gözetmeksizin bütün insanlığa gönderilmiş bulunan İslam dini, orijinalliğini, safiyetini ve asliyetini olduğu gibi koruyabilmiş yegane ilahi dindir. Kur'an-ı Kerim de en ufak bir değişikliğe uğramadan zamanımıza kadar gelebilmiş yegane bir kitaptır. Dünya durdukça da böyle devam edecektir. İslam'dan önce gönderilen ve daha sonra Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi adlarla anılan dinler ise insanlar tarafından bozulmuş, tahrif edilmişlerdir. Kur'an-ı kerim, bu dinlerin tahrif edildiğini haber vermektedir. (Nisa 46, Maide 13)<br />
<br />
Değerli mü'minler!<br />
<br />
Şu gerçeği hiç bir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Hz.Muhammed (s.a.v.) peygamber olarak gönderildikten sonra zaten tahrif edilmiş olan daha önceki dinlere ihtiyaç kalmamış ve Yüce Allah, bütün insanlığın, ancak İslam Dinine uyarak kurtuluşa erebileceğini açıklamıştır. Çünkü İslâm Dini, insanın yaratılışına uygun temel prensiplerine sahiptir. Akılla ve ilmi gerçeklerle çelişmez.<br />
<br />
Durum böyleyken Hıristiyanlar kendi muharref dinlerini bütün dünyaya yaymak için büyük çabalar sarfetmekte ve çok büyük miktarlarda maddi harcamalarda bulunmaktadırlar.<br />
<br />
        Muhterem Müslümanlar!<br />
<br />
Hıristiyanlığı yaymaya çalışan kimseye misyoner, dünyayı Hıristiyanlaştırmak için gösterilen faaliyetlere de misyonerlik faaliyetleri denmektedir. Yüzyıllardır devam eden bu faaliyetler günümüzde de sürmektedir. II. Vatikan Konsilinde: "Kilise misyonerlerini göndermeye devam edecektir. Yeryüzünde her taraf Hıristiyan olmadıkça bu görev sona ermeyecektir." şeklinde karar almışlardır.<br />
<br />
Hıristiyanlığı yayabilmek için misyonerler, özel okullar,hastaneler, kütüphaneler, yabancı dil öğretim merkezleri, sığınma evleri, öksüz yurtları ve pansiyonlar kurarak fakir ailelere, kimsesiz çocuklara maddi yardımlar yaparak kitap, broşür, dergi basıp dağıtarak ve çeşitli sanat etkinlikleri göstererek amaçlarını gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Bu yüzden Hıristiyan inancını yaymakla görevli olan misyoneri bazen bir doktor, bazen bir hemşire, bazen bir öğretmen, bazen bir barış gönüllüsü, bazen bir asker, bazen herkesin yardımına koşan bir eleman olarak görebilirsiniz.<br />
<br />
        Değerli Mü'minler!<br />
<br />
Hıristiyan misyonerler, asırlardır, kendi dini ve kültürel değerlerinden kopmuş müslüman toplulukların özlemini çekmişlerdir. Çünkü İslami duyguları ve duyarlılığı zayıflamış insanlara kolayca Hıristiyanlığı kabul ettirebileceklerini düşünmektedirler. Gerçekten insanlarımız İslamiyet hakkında ne kadar bilgisiz kalır ve manevi değerlerinden ne kadar uzaklaşırsa o nispette Hıristiyan misyonerlerin avı haline geleceklerdir. Nitekim misyonerlerin, Yehova şahitlerinin, Budistlerin, Bahailerin, Maunların ve benzeri İslam dışı hareket mensuplarının sokuldukları kimseler genellikle İslam'ı bilmeyen, manevi değerlerinden kopmuş kimselerdir. Yahut da kimsesiz çocuklar, geçim sıkıntısı çeken insanlar veya güven duygusundan yoksun kalmış kişilerdir. Yoksa misyonerlerin, dinini, kültürünü, tarihini bilen, kendi kimliğine sahip müslümanları İslam'dan koparmaları zaten mümkün değildir.<br />
<br />
Misyonerler amaçlarını gerçekleştirebilmek için bir taraftan da ellerindeki geniş imkanlarla İslam'ı kasıtlı olarak yanlış tanıtmakta, İslam'a ve Peygamber efendimize çeşitli iftira ve isnatlarda bulunmaktadırlar. Böylece hem İslam'a ilgi duyan insanların müslüman olmalarını engellemeye çalışmakta hem de İslam'a inanan ancak dinini iyi bilmeyen müslümanların inançlarında şüphe ve tereddütler meydana getirerek İslam'dan koparmayı hedeflemektedirler.<br />
<br />
İşte bu sebeple yüce dinimiz İslam'ı iyi öğrenmeli, nesillerimize öğretmeli ve yaşamalıyız. Çocuklarımızı bir inanç ve kültür boşluğuna sürüklememeliyiz. Eğer nesillerimize yüce kitabımız Kur'an-ı Kerimi ve dinimizi öğretmezsek; çocuklarımızda bir inanç boşluğu meydana gelir. Boşluktaki insanlar da her türlü batıl inancın nüfuz edebileceği birer malzeme haline gelirler. Nitekim asırlar boyu İslam'ın kalesi olmuş coğrafyalarda Hıristiyan misyonerlerin ve diğer bir takım batıl inanç mensuplarının alabildiğine faaliyetlere girişmiş olmalarının sebebi budur. İşte bundan dolayı manevi değerlerimizin yıpratılmasını önlemek, çocuklarımıza İslam'ı iyi öğretmek ve Kur'an-ı Kerimi belletmek zorundayız. Misyonerler, İslamı toplumuna birer emanet olarak kimsesiz çocukları, ihtiyaç içinde kıvranan yoksul kimseleri Hıristiyanlaştırmak için her türlü çabayı gösterirken, biz müslümanlar buna seyirci kalırsak hem geleceğimizi tehlikeye atmış oluruz, hem de Allah katında asla sorumluluktan kurtulamayız.<br />
<br />
Hutbemizi şu ilahi uyarılarla bitirelim. "Ey iman edenler. Kendilerine kitap verilenlerden bir gruba (yani batılı benimseyerek onu yaymaya çalışan bir topluluğa) uyarsanız, imanınızdan sonra sizi inkarcılığa sevkederler.&#8221; (Al-i İmran 100)<br />
<br />
"Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki Allah'tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır." (Bakara 120)</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Komik karikatürler arşivi]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10878</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2008 09:55:38 +0200</pubDate>
			<dc:creator>mescere</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10878</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1679.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1679.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1368.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1368.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1318.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1318.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1308.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1308.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1283.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1283.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1204.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1204.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1189.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1189.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1164.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1164.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1141.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1141.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1137.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1137.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1136.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1136.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_993.gif" border="0" alt="[Resim: a_993.gif&#93;" /><hr />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_991.jpg" border="0" alt="[Resim: a_991.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_921.gif" border="0" alt="[Resim: a_921.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_897.jpg" border="0" alt="[Resim: a_897.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_896.jpg" border="0" alt="[Resim: a_896.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_895.jpg" border="0" alt="[Resim: a_895.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_894.jpg" border="0" alt="[Resim: a_894.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_893.jpg" border="0" alt="[Resim: a_893.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_892.jpg" border="0" alt="[Resim: a_892.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_798.jpg" border="0" alt="[Resim: a_798.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_797.jpg" border="0" alt="[Resim: a_797.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_793.jpg" border="0" alt="[Resim: a_793.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_792.jpg" border="0" alt="[Resim: a_792.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_786.jpg" border="0" alt="[Resim: a_786.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_767.jpg" border="0" alt="[Resim: a_767.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_697.gif" border="0" alt="[Resim: a_697.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_696.gif" border="0" alt="[Resim: a_696.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_687.gif" border="0" alt="[Resim: a_687.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_685.jpg" border="0" alt="[Resim: a_685.jpg&#93;" /><hr />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_684.gif" border="0" alt="[Resim: a_684.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_665.jpg" border="0" alt="[Resim: a_665.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_664.jpg" border="0" alt="[Resim: a_664.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_663.gif" border="0" alt="[Resim: a_663.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_662.jpg" border="0" alt="[Resim: a_662.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_661.gif" border="0" alt="[Resim: a_661.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_645.jpg" border="0" alt="[Resim: a_645.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_643.jpg" border="0" alt="[Resim: a_643.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_633.jpg" border="0" alt="[Resim: a_633.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_631.gif" border="0" alt="[Resim: a_631.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_625.gif" border="0" alt="[Resim: a_625.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_613.gif" border="0" alt="[Resim: a_613.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_612.jpg" border="0" alt="[Resim: a_612.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_609.jpg" border="0" alt="[Resim: a_609.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_563.jpg" border="0" alt="[Resim: a_563.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_547.jpg" border="0" alt="[Resim: a_547.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_496.jpg" border="0" alt="[Resim: a_496.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_495.jpg" border="0" alt="[Resim: a_495.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_484.jpg" border="0" alt="[Resim: a_484.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_483.jpg" border="0" alt="[Resim: a_483.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_482.jpg" border="0" alt="[Resim: a_482.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_481.gif" border="0" alt="[Resim: a_481.gif&#93;" /><hr />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_478.jpg" border="0" alt="[Resim: a_478.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_477.jpg" border="0" alt="[Resim: a_477.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_476.jpg" border="0" alt="[Resim: a_476.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_475.jpg" border="0" alt="[Resim: a_475.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_473.jpg" border="0" alt="[Resim: a_473.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_471.jpg" border="0" alt="[Resim: a_471.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_470.jpg" border="0" alt="[Resim: a_470.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_469.jpg" border="0" alt="[Resim: a_469.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_468.jpg" border="0" alt="[Resim: a_468.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_467.jpg" border="0" alt="[Resim: a_467.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_466.jpg" border="0" alt="[Resim: a_466.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_464.jpg" border="0" alt="[Resim: a_464.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_462.jpg" border="0" alt="[Resim: a_462.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_460.jpg" border="0" alt="[Resim: a_460.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_407.jpg" border="0" alt="[Resim: a_407.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_375.jpg" border="0" alt="[Resim: a_375.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_364.jpg" border="0" alt="[Resim: a_364.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_350.jpg" border="0" alt="[Resim: a_350.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_329.jpg" border="0" alt="[Resim: a_329.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_327.gif" border="0" alt="[Resim: a_327.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_325.jpg" border="0" alt="[Resim: a_325.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_324.jpg" border="0" alt="[Resim: a_324.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_323.gif" border="0" alt="[Resim: a_323.gif&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_322.gif" border="0" alt="[Resim: a_322.gif&#93;" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1679.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1679.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1368.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1368.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1318.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1318.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1308.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1308.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1283.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1283.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1204.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1204.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1189.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1189.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1164.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1164.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1141.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1141.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1137.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1137.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_1136.jpg" border="0" alt="[Resim: a_1136.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_993.gif" border="0" alt="[Resim: a_993.gif]" /><hr />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_991.jpg" border="0" alt="[Resim: a_991.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_921.gif" border="0" alt="[Resim: a_921.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_897.jpg" border="0" alt="[Resim: a_897.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_896.jpg" border="0" alt="[Resim: a_896.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_895.jpg" border="0" alt="[Resim: a_895.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_894.jpg" border="0" alt="[Resim: a_894.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_893.jpg" border="0" alt="[Resim: a_893.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_892.jpg" border="0" alt="[Resim: a_892.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_798.jpg" border="0" alt="[Resim: a_798.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_797.jpg" border="0" alt="[Resim: a_797.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_793.jpg" border="0" alt="[Resim: a_793.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_792.jpg" border="0" alt="[Resim: a_792.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_786.jpg" border="0" alt="[Resim: a_786.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_767.jpg" border="0" alt="[Resim: a_767.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_697.gif" border="0" alt="[Resim: a_697.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_696.gif" border="0" alt="[Resim: a_696.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_687.gif" border="0" alt="[Resim: a_687.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_685.jpg" border="0" alt="[Resim: a_685.jpg]" /><hr />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_684.gif" border="0" alt="[Resim: a_684.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_665.jpg" border="0" alt="[Resim: a_665.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_664.jpg" border="0" alt="[Resim: a_664.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_663.gif" border="0" alt="[Resim: a_663.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_662.jpg" border="0" alt="[Resim: a_662.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_661.gif" border="0" alt="[Resim: a_661.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_645.jpg" border="0" alt="[Resim: a_645.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_643.jpg" border="0" alt="[Resim: a_643.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_633.jpg" border="0" alt="[Resim: a_633.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_631.gif" border="0" alt="[Resim: a_631.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_625.gif" border="0" alt="[Resim: a_625.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_613.gif" border="0" alt="[Resim: a_613.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_612.jpg" border="0" alt="[Resim: a_612.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_609.jpg" border="0" alt="[Resim: a_609.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_563.jpg" border="0" alt="[Resim: a_563.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_547.jpg" border="0" alt="[Resim: a_547.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_496.jpg" border="0" alt="[Resim: a_496.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_495.jpg" border="0" alt="[Resim: a_495.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_484.jpg" border="0" alt="[Resim: a_484.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_483.jpg" border="0" alt="[Resim: a_483.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_482.jpg" border="0" alt="[Resim: a_482.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_481.gif" border="0" alt="[Resim: a_481.gif]" /><hr />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_478.jpg" border="0" alt="[Resim: a_478.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_477.jpg" border="0" alt="[Resim: a_477.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_476.jpg" border="0" alt="[Resim: a_476.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_475.jpg" border="0" alt="[Resim: a_475.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_473.jpg" border="0" alt="[Resim: a_473.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_471.jpg" border="0" alt="[Resim: a_471.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_470.jpg" border="0" alt="[Resim: a_470.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_469.jpg" border="0" alt="[Resim: a_469.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_468.jpg" border="0" alt="[Resim: a_468.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_467.jpg" border="0" alt="[Resim: a_467.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_466.jpg" border="0" alt="[Resim: a_466.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_464.jpg" border="0" alt="[Resim: a_464.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_462.jpg" border="0" alt="[Resim: a_462.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_460.jpg" border="0" alt="[Resim: a_460.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_407.jpg" border="0" alt="[Resim: a_407.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_375.jpg" border="0" alt="[Resim: a_375.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_364.jpg" border="0" alt="[Resim: a_364.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_350.jpg" border="0" alt="[Resim: a_350.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_329.jpg" border="0" alt="[Resim: a_329.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_327.gif" border="0" alt="[Resim: a_327.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_325.jpg" border="0" alt="[Resim: a_325.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_324.jpg" border="0" alt="[Resim: a_324.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_323.gif" border="0" alt="[Resim: a_323.gif]" /><br />
<br />
<img src="http://www.mescere.net/mkportal/modules/gallery/album/a_322.gif" border="0" alt="[Resim: a_322.gif]" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Baba Olmak]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10877</link>
			<pubDate>Sun, 09 Nov 2008 20:53:34 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10877</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #8B4513;"><img src="http://img90.imageshack.us/img90/3690/babaolmakkc9.jpg" border="0" alt="[Resim: babaolmakkc9.jpg&#93;" /><br />
<br />
ABD&#8217;de yapılan bazı istatistiklere göre; babasından ayrı büyüyen çocuklar, aileleri ile büyüyenlere oranla:<br />
<br />
* 8 kat daha fazla suç işleme ihtimali<br />
* 5 kat daha fazla intihar etme ihtimali<br />
* 12 kat davranışsal bozukluk gösterme ihtimali<br />
* 12 kat daha fazla tecavüze meyilli<br />
* 32 kat daha fazla evden kaçma ihtimali<br />
* 10 kat daha fazla uyuşturucu kullanma ihtimali<br />
* 9 kat daha fazla liseden atılma ihtimali<br />
* 33 kat daha fazla ciddi suiistimallere maruz kalma ihtimali<br />
* 73 kat daha fazla öldürülme ihtimali<br />
* Okulda &#8216;A&#8217; alma ihtimali 10 kat daha az<br />
* Ortalama % 44 ölüm oranı daha fazla<br />
* Ortalama % 72 hayat standardı daha düşük<br />
* Öğrencilerden davranış bozuklukları gösterenlerden % 85&#8217;i babasız evden gelenler<br />
* Evsiz veya evden kaçanlar çocukların % 90 ı babasız evden<br />
* Okuldan atılanların % 71 i babasız evden<br />
* Gençlerden intihar edenlerin % 63 ü babasız evden<br />
* Tecavüzcülerin % 80 i babasız evden<br />
* Cezaevlerinde yatan gençlerin % 85 i babasız evden<br />
* Babasız kızların, aile ortamında yetişen kızlara oranla 13-19 yaş arası hamile kalma oranı 2,1 kat daha fazla<br />
* Babası yetişen kızların 13-19 arası evlenme oranı, aile ortamında yetişen kızlara göre % 53 daha fazla<br />
* Bu kızların prematüre bebek yapma oranı % 164 oranında daha fazla<br />
* 1983&#8217;te ABD&#8217;de yapılan ir araştırmada, ülke genelinde tüm suçlu çocukların % 60 ı anne vesayeti altında yani babasız<br />
* Şu anda ABD&#8217;de 18 milyon çocuk annesiz ya da babasız yaşamaktadır. Bu rakam tüm Amerikan çocuklarının % 75 ine tekabül ediyor.<br />
* Şu anda Türkiye&#8217;de sokak çocuklarının % 82 si parçalanmış aile çocuklarıdır<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #8B4513;"><img src="http://img90.imageshack.us/img90/3690/babaolmakkc9.jpg" border="0" alt="[Resim: babaolmakkc9.jpg]" /><br />
<br />
ABD&#8217;de yapılan bazı istatistiklere göre; babasından ayrı büyüyen çocuklar, aileleri ile büyüyenlere oranla:<br />
<br />
* 8 kat daha fazla suç işleme ihtimali<br />
* 5 kat daha fazla intihar etme ihtimali<br />
* 12 kat davranışsal bozukluk gösterme ihtimali<br />
* 12 kat daha fazla tecavüze meyilli<br />
* 32 kat daha fazla evden kaçma ihtimali<br />
* 10 kat daha fazla uyuşturucu kullanma ihtimali<br />
* 9 kat daha fazla liseden atılma ihtimali<br />
* 33 kat daha fazla ciddi suiistimallere maruz kalma ihtimali<br />
* 73 kat daha fazla öldürülme ihtimali<br />
* Okulda &#8216;A&#8217; alma ihtimali 10 kat daha az<br />
* Ortalama % 44 ölüm oranı daha fazla<br />
* Ortalama % 72 hayat standardı daha düşük<br />
* Öğrencilerden davranış bozuklukları gösterenlerden % 85&#8217;i babasız evden gelenler<br />
* Evsiz veya evden kaçanlar çocukların % 90 ı babasız evden<br />
* Okuldan atılanların % 71 i babasız evden<br />
* Gençlerden intihar edenlerin % 63 ü babasız evden<br />
* Tecavüzcülerin % 80 i babasız evden<br />
* Cezaevlerinde yatan gençlerin % 85 i babasız evden<br />
* Babasız kızların, aile ortamında yetişen kızlara oranla 13-19 yaş arası hamile kalma oranı 2,1 kat daha fazla<br />
* Babası yetişen kızların 13-19 arası evlenme oranı, aile ortamında yetişen kızlara göre % 53 daha fazla<br />
* Bu kızların prematüre bebek yapma oranı % 164 oranında daha fazla<br />
* 1983&#8217;te ABD&#8217;de yapılan ir araştırmada, ülke genelinde tüm suçlu çocukların % 60 ı anne vesayeti altında yani babasız<br />
* Şu anda ABD&#8217;de 18 milyon çocuk annesiz ya da babasız yaşamaktadır. Bu rakam tüm Amerikan çocuklarının % 75 ine tekabül ediyor.<br />
* Şu anda Türkiye&#8217;de sokak çocuklarının % 82 si parçalanmış aile çocuklarıdır<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BENİ SUSARKEN BÖLME]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10875</link>
			<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 21:24:23 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10875</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #0000CD;">BENİ SUSARKEN BÖLME <br />
<br />
<br />
yüzünün hangi oylumuna takılsam<br />
uçsuz uçurumlara düşüyorum<br />
ağlayınca şişen göz kapaklarında<br />
hangi tankerleri yüzdürdün bu akşam<br />
sığınağımıza kaçan birkaç damla yağmur<br />
gözyaşına mı karıştı yoksa<br />
fazla değil mi bu sessizlik ikimize<br />
BENİ SUSARKEN BÖLME<br />
satır aralarımdaki sızıdan kendimi ele veriyorum<br />
halbuki ben seni sana göstern bir aynaydım<br />
dökülsedi sırlarım<br />
sende göremeyecektin<br />
ben ki kendimi yine sırlardım<br />
sen kendine yeni aynalar bakmasaydın<br />
buldun mu yüzüne en uygun olanını<br />
ve ağrılarını saklayabildin mi sırsız aynaların sırrına<br />
kulaklarıma sağır sesler peydahladım<br />
BENİ SUSARKEN BÖLME<br />
az daha doğduğumuz öyküde<br />
ayaküstü ölüvericektik<br />
anamızdan emdiğimiz acılar<br />
burnumuzdan gelecekti az daha<br />
dipsizliğin de dibi tutarmış sandık<br />
sanma oyunlarımızda<br />
meğer suskunluğumun dibi karaymış<br />
BENİ SUSARKEN BÖLME<br />
merhemine biraz ağrı sür biraz toros<br />
yol ortasında adresim yutuluyor bırakma ellerimi<br />
dur'u durdurmaya duramıyorum<br />
durak sandığımda köprüleri<br />
oysa herşeyi birleştiren köprüler yine ayırdı bizi<br />
saçlarına sakladığın rüzgarı biraz savursan <br />
açılmayacaktı bu kıyı şeridinden<br />
zulamdaki sardunya suskunları<br />
BENİ SUSARKEN BÖLME<br />
ellerin büyürken ellerimden<br />
hangi coğrafyama sakladın <br />
mendilleşen parmakalrındaki yaşları<br />
bana do minor bağırma<br />
uslu bir su kuşuyken bünyemde<br />
verdiğin geçici rahatsızlık için <br />
ömür dilerim senden sadece<br />
'' ben sana ne yaptım''ların kaldı bak<br />
bu ucube caddelerde<br />
susmanın<br />
onaylamak olduğunu hatırlattın bir gecede<br />
BENİ SUSARKEN BÖLME.....<br />
<br />
<br />
KAHRAMAN TAZEOĞLU<br />
<br />
<br />
</span></span></div></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #0000CD;">BENİ SUSARKEN BÖLME <br />
<br />
<br />
yüzünün hangi oylumuna takılsam<br />
uçsuz uçurumlara düşüyorum<br />
ağlayınca şişen göz kapaklarında<br />
hangi tankerleri yüzdürdün bu akşam<br />
sığınağımıza kaçan birkaç damla yağmur<br />
gözyaşına mı karıştı yoksa<br />
fazla değil mi bu sessizlik ikimize<br />
BENİ SUSARKEN BÖLME<br />
satır aralarımdaki sızıdan kendimi ele veriyorum<br />
halbuki ben seni sana göstern bir aynaydım<br />
dökülsedi sırlarım<br />
sende göremeyecektin<br />
ben ki kendimi yine sırlardım<br />
sen kendine yeni aynalar bakmasaydın<br />
buldun mu yüzüne en uygun olanını<br />
ve ağrılarını saklayabildin mi sırsız aynaların sırrına<br />
kulaklarıma sağır sesler peydahladım<br />
BENİ SUSARKEN BÖLME<br />
az daha doğduğumuz öyküde<br />
ayaküstü ölüvericektik<br />
anamızdan emdiğimiz acılar<br />
burnumuzdan gelecekti az daha<br />
dipsizliğin de dibi tutarmış sandık<br />
sanma oyunlarımızda<br />
meğer suskunluğumun dibi karaymış<br />
BENİ SUSARKEN BÖLME<br />
merhemine biraz ağrı sür biraz toros<br />
yol ortasında adresim yutuluyor bırakma ellerimi<br />
dur'u durdurmaya duramıyorum<br />
durak sandığımda köprüleri<br />
oysa herşeyi birleştiren köprüler yine ayırdı bizi<br />
saçlarına sakladığın rüzgarı biraz savursan <br />
açılmayacaktı bu kıyı şeridinden<br />
zulamdaki sardunya suskunları<br />
BENİ SUSARKEN BÖLME<br />
ellerin büyürken ellerimden<br />
hangi coğrafyama sakladın <br />
mendilleşen parmakalrındaki yaşları<br />
bana do minor bağırma<br />
uslu bir su kuşuyken bünyemde<br />
verdiğin geçici rahatsızlık için <br />
ömür dilerim senden sadece<br />
'' ben sana ne yaptım''ların kaldı bak<br />
bu ucube caddelerde<br />
susmanın<br />
onaylamak olduğunu hatırlattın bir gecede<br />
BENİ SUSARKEN BÖLME.....<br />
<br />
<br />
KAHRAMAN TAZEOĞLU<br />
<br />
<br />
</span></span></div></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sus(u)lan! Gerçekler]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10874</link>
			<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 21:23:32 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10874</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: left;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #800080;">Sus(u)lan! Gerçekler <br />
<br />
<br />
zaman kanamalı bir yara kabuğuydum<br />
sızladım durdum sızarak sızıntına<br />
ağlattığın 'beni anla'ların sızım olmadı mı sandın<br />
yorgun harfler yolculanırken söylenir<br />
beni senden başka herkesin kahramanı mı sandın<br />
<br />
ismine tezat mahlasların<br />
güvensizlik kapılarında mı aradın güveni<br />
yoksa ismin hep güveninde miydi<br />
kırdığın kapılarımın<br />
yitikliğinin sebebiyken sonucu olmak da varmış bak<br />
şimdi benim yitirdiklerimi kim geri getirecek<br />
varlığının içindeki sarsılmayan güvensizliğimden<br />
<br />
zaman bir yaranın kanayan kabuğu<br />
adına susmam bilesin öyle yağma yok<br />
parmak izlerimi saçlarından alırım mı sandın<br />
gidenler kalanların eseridir<br />
gittiğimde saçlarının rüzgarında kalırım sandın<br />
<br />
içimdeki şarkıların ipotek mırıltılarında sağırlaşan sen<br />
bilmezden gelmelerime çitlerinden çivili<br />
merhemlerle gelirsin<br />
uzun bakışmalı monologlarda<br />
göz kuyularına düşer diz(e)lerim<br />
kabuk (b)ağlar kan sızar<br />
yara kılığına girmiş zaman söylencesi<br />
dil kölesi susuşlarımdan<br />
bir bir susuş beğen bu arsız sessizliğe<br />
<br />
rast gele sevimiş değildin ki rest çekilip gidilesin<br />
biraz güven oyunsuzluğu oynadık hepsi bu<br />
kurumuşluğumun doğurganlığı gözlerini ısıttıysa<br />
benim yerime de iç diyedir haliç'i gözlerimden<br />
yoksa kim kanar doya doya bu iğreti susuzluğa<br />
<br />
o meydan ki<br />
biraz haliç uğultusu barındırır sağırlığımıza<br />
yağmurlu duraklara giden ıslak yollar<br />
sesiz yürünür bazen<br />
ve iki sevgili eli tutuşmaz geceyi aydınlatmak adına<br />
unutulur el de sallanmaz<br />
köprü üstünü yar diye geçenlere<br />
bilinen ama sus(u)lan gerçekler kalır sadece geriye<br />
<br />
<br />
</span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: left;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #800080;">Sus(u)lan! Gerçekler <br />
<br />
<br />
zaman kanamalı bir yara kabuğuydum<br />
sızladım durdum sızarak sızıntına<br />
ağlattığın 'beni anla'ların sızım olmadı mı sandın<br />
yorgun harfler yolculanırken söylenir<br />
beni senden başka herkesin kahramanı mı sandın<br />
<br />
ismine tezat mahlasların<br />
güvensizlik kapılarında mı aradın güveni<br />
yoksa ismin hep güveninde miydi<br />
kırdığın kapılarımın<br />
yitikliğinin sebebiyken sonucu olmak da varmış bak<br />
şimdi benim yitirdiklerimi kim geri getirecek<br />
varlığının içindeki sarsılmayan güvensizliğimden<br />
<br />
zaman bir yaranın kanayan kabuğu<br />
adına susmam bilesin öyle yağma yok<br />
parmak izlerimi saçlarından alırım mı sandın<br />
gidenler kalanların eseridir<br />
gittiğimde saçlarının rüzgarında kalırım sandın<br />
<br />
içimdeki şarkıların ipotek mırıltılarında sağırlaşan sen<br />
bilmezden gelmelerime çitlerinden çivili<br />
merhemlerle gelirsin<br />
uzun bakışmalı monologlarda<br />
göz kuyularına düşer diz(e)lerim<br />
kabuk (b)ağlar kan sızar<br />
yara kılığına girmiş zaman söylencesi<br />
dil kölesi susuşlarımdan<br />
bir bir susuş beğen bu arsız sessizliğe<br />
<br />
rast gele sevimiş değildin ki rest çekilip gidilesin<br />
biraz güven oyunsuzluğu oynadık hepsi bu<br />
kurumuşluğumun doğurganlığı gözlerini ısıttıysa<br />
benim yerime de iç diyedir haliç'i gözlerimden<br />
yoksa kim kanar doya doya bu iğreti susuzluğa<br />
<br />
o meydan ki<br />
biraz haliç uğultusu barındırır sağırlığımıza<br />
yağmurlu duraklara giden ıslak yollar<br />
sesiz yürünür bazen<br />
ve iki sevgili eli tutuşmaz geceyi aydınlatmak adına<br />
unutulur el de sallanmaz<br />
köprü üstünü yar diye geçenlere<br />
bilinen ama sus(u)lan gerçekler kalır sadece geriye<br />
<br />
<br />
</span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[bir adım sus]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10873</link>
			<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 21:20:55 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10873</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #800080;">bir adım sus <br />
<br />
<br />
vazgeçmek için öyle uzun bir gece ki <br />
tutunmuşken sesine<br />
düşmek kadar yaralı<br />
düş kadar yalan<br />
başa dönmenin tutar yanı yok<br />
devam etmenin geleceği<br />
vazgeçmenin eteği örttü gecemizi<br />
açarsak gözlerimizi biri ölecek<br />
kapattıkça ağlıyorum<br />
''ya ben''diyemeyeceğim kadar suçluyum bu gece<br />
bitmez vicdan hesabımda ağlıyorsam<br />
hayvanlığımdan<br />
<br />
vazgeçmenin mümkünlüğü<br />
bir kadının korkusunda<br />
kendi korkusuzluğumda erdemsiz bir duruş<br />
şeytansı bir inat<br />
insan olmanın sihrini<br />
bir aşkla bozmuşum<br />
haberim yok<br />
çocuk gülüşüm sinsiliğimin maskesi<br />
anlamlı kelimelerim hilelerimin kılıfıymış<br />
haberim yok<br />
vazgeçmeden de yaşanabilseydi bu sevda<br />
hak yemeden haklıca<br />
kural yıkmadan regalce<br />
ve boynumuza vebal almadan<br />
helalce<br />
<br />
vazgeçmenin öncesinde<br />
vazgeçilmenin içindeyim<br />
sen bir adım sus<br />
ben koşar adım susarım<br />
konuşmadan yaşarım<br />
ölüm sessizliğimi<br />
<br />
kahraman tazeoğlu<br />
<br />
<br />
</span></span></div></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #800080;">bir adım sus <br />
<br />
<br />
vazgeçmek için öyle uzun bir gece ki <br />
tutunmuşken sesine<br />
düşmek kadar yaralı<br />
düş kadar yalan<br />
başa dönmenin tutar yanı yok<br />
devam etmenin geleceği<br />
vazgeçmenin eteği örttü gecemizi<br />
açarsak gözlerimizi biri ölecek<br />
kapattıkça ağlıyorum<br />
''ya ben''diyemeyeceğim kadar suçluyum bu gece<br />
bitmez vicdan hesabımda ağlıyorsam<br />
hayvanlığımdan<br />
<br />
vazgeçmenin mümkünlüğü<br />
bir kadının korkusunda<br />
kendi korkusuzluğumda erdemsiz bir duruş<br />
şeytansı bir inat<br />
insan olmanın sihrini<br />
bir aşkla bozmuşum<br />
haberim yok<br />
çocuk gülüşüm sinsiliğimin maskesi<br />
anlamlı kelimelerim hilelerimin kılıfıymış<br />
haberim yok<br />
vazgeçmeden de yaşanabilseydi bu sevda<br />
hak yemeden haklıca<br />
kural yıkmadan regalce<br />
ve boynumuza vebal almadan<br />
helalce<br />
<br />
vazgeçmenin öncesinde<br />
vazgeçilmenin içindeyim<br />
sen bir adım sus<br />
ben koşar adım susarım<br />
konuşmadan yaşarım<br />
ölüm sessizliğimi<br />
<br />
kahraman tazeoğlu<br />
<br />
<br />
</span></span></div></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İç Ağrılı Adamlığım]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10872</link>
			<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 21:19:46 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10872</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #C71585;">İç Ağrılı Adamlığım <br />
<br />
<br />
sadYine o ağrıyla uyandım.<br />
İnsanın içi ağrır mı hiç?<br />
Ağrıyor işte...<br />
Dibe yuvarlanıyorum,<br />
Ağır geliyorum kendime...<br />
Kendime birikiyorum kendimi yabancılaştırarak kendime.<br />
Tanıyamıyorum çoğu zaman beni.<br />
En sevdiğim çiçek adlarını unutuyorum bazen.<br />
Bazen de yürüdüğüm yolu.<br />
Geliyor muydum yoksa gidiyor muydum bilmiyorum!?<br />
<br />
Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense.<br />
Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı...<br />
Olamayacağı...<br />
İlk ışıktan sağa dönüyorum hep.<br />
Senden değil, seninle karşılaşmaktan korkuyorum.<br />
Şekil değiitirmişiz biz.<br />
Ben giderken, sen gelirken ne varsa bilmediğim;<br />
Karşılaştığımızda bir şamar gibi inecek yüzüme sanırım.<br />
O yüzden kaçıyorum karşılaşmalardan.<br />
Korkmak değil bu.<br />
Korkudan kormak benimkisi...<br />
Ve anladım ki ayrılığa değil, ayrı kalmaya yeniliyor insan...<br />
<br />
Çelişkisiz yaşadın sen.<br />
O yüzden anlayamazsın beni.<br />
İçinde hiç "kal"ı olan bir "git"in olmadı mesela...<br />
Bildiğim tek adres, adresssizliğimdir benim.<br />
Sen hiç bu kadar cesaretli olmadın unutma.<br />
Ben yola çıktığımda, geriye dönerken nelere ihtiyacım olacağını hesaplamam.<br />
İşte bu yüzden bu ağrı...<br />
İçim ağrıyor bak.<br />
İnsanın içi ağrır mı hiç?<br />
Ağrıyor işte...<br />
<br />
Aç bir çocuğun hem ağlayıp hem de ekmek yemesi gibi birşey bu ayrılık sonraları.<br />
Katmerleşen bi acıyı katık etmek boğazında takılıp duran her şeye...<br />
Biliyorum "yarın yeni bir gün doğacak" hikayeleri, inananını kanatır en çok.<br />
O yüzdendir sadaka vaatlere tenezzül etmeyişim.<br />
Ucuz umutlar lütfetme adamlığıma...<br />
Ben bir tek savaşarak yenilmesini bilirim!<br />
Yıkılmam böylesi bir yenilgiden.<br />
Utandırmaz adamlığımı bu ağrılı geçmişin ağaran yaraları.<br />
Kutsal merhamet avcısı değilim ben.<br />
<br />
Yola sensizlikten ağlayarak da devam edebilirim.<br />
Yanıma sen gerekmez yürümem için.<br />
Bu yollarda büyüdüm ben unutma.<br />
Düşeceğimi bildiğim betonlardan korkarak atlamadım ben bu uçuruma.<br />
Kanatmış olsan da beni bir ayrılığın koynunda,<br />
Yine de merhemi istemem bir başkasının elinden.<br />
Merhemi verenlerin seni kötülemesine izin vermiş olurum o zaman.<br />
Ne sana eğilirim ne seni başkasına eğerim.<br />
Yakışmaz bu benim adamlığıma...<br />
<br />
Kendimi korlarda denemişim ben.<br />
Senin alevlerin ellerimi ısıtır en fazla.<br />
Merak ediyorsan eğer,<br />
Giderken ölümüme bıraktığın yalnızlık,<br />
Kendisiyle yaşamayı öğretti bana.<br />
Uslanmış değilim yani,<br />
Islanmış olsam da gözyaşımdan...<br />
<br />
Ağrıyı içimde tutuyorsam hep;<br />
Hasmımla savaşımı göremesin diyedir düşmanlarım.<br />
Bu yüzden ben yokluğunun varlığına sığınarak da yaşayabilirim böyle.<br />
İnsanın içi ağrır mı hiç?<br />
Bu yüzden ağrıyor işte. . . <br />
<br />
<br />
</span></span></div></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #C71585;">İç Ağrılı Adamlığım <br />
<br />
<br />
sadYine o ağrıyla uyandım.<br />
İnsanın içi ağrır mı hiç?<br />
Ağrıyor işte...<br />
Dibe yuvarlanıyorum,<br />
Ağır geliyorum kendime...<br />
Kendime birikiyorum kendimi yabancılaştırarak kendime.<br />
Tanıyamıyorum çoğu zaman beni.<br />
En sevdiğim çiçek adlarını unutuyorum bazen.<br />
Bazen de yürüdüğüm yolu.<br />
Geliyor muydum yoksa gidiyor muydum bilmiyorum!?<br />
<br />
Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense.<br />
Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı...<br />
Olamayacağı...<br />
İlk ışıktan sağa dönüyorum hep.<br />
Senden değil, seninle karşılaşmaktan korkuyorum.<br />
Şekil değiitirmişiz biz.<br />
Ben giderken, sen gelirken ne varsa bilmediğim;<br />
Karşılaştığımızda bir şamar gibi inecek yüzüme sanırım.<br />
O yüzden kaçıyorum karşılaşmalardan.<br />
Korkmak değil bu.<br />
Korkudan kormak benimkisi...<br />
Ve anladım ki ayrılığa değil, ayrı kalmaya yeniliyor insan...<br />
<br />
Çelişkisiz yaşadın sen.<br />
O yüzden anlayamazsın beni.<br />
İçinde hiç "kal"ı olan bir "git"in olmadı mesela...<br />
Bildiğim tek adres, adresssizliğimdir benim.<br />
Sen hiç bu kadar cesaretli olmadın unutma.<br />
Ben yola çıktığımda, geriye dönerken nelere ihtiyacım olacağını hesaplamam.<br />
İşte bu yüzden bu ağrı...<br />
İçim ağrıyor bak.<br />
İnsanın içi ağrır mı hiç?<br />
Ağrıyor işte...<br />
<br />
Aç bir çocuğun hem ağlayıp hem de ekmek yemesi gibi birşey bu ayrılık sonraları.<br />
Katmerleşen bi acıyı katık etmek boğazında takılıp duran her şeye...<br />
Biliyorum "yarın yeni bir gün doğacak" hikayeleri, inananını kanatır en çok.<br />
O yüzdendir sadaka vaatlere tenezzül etmeyişim.<br />
Ucuz umutlar lütfetme adamlığıma...<br />
Ben bir tek savaşarak yenilmesini bilirim!<br />
Yıkılmam böylesi bir yenilgiden.<br />
Utandırmaz adamlığımı bu ağrılı geçmişin ağaran yaraları.<br />
Kutsal merhamet avcısı değilim ben.<br />
<br />
Yola sensizlikten ağlayarak da devam edebilirim.<br />
Yanıma sen gerekmez yürümem için.<br />
Bu yollarda büyüdüm ben unutma.<br />
Düşeceğimi bildiğim betonlardan korkarak atlamadım ben bu uçuruma.<br />
Kanatmış olsan da beni bir ayrılığın koynunda,<br />
Yine de merhemi istemem bir başkasının elinden.<br />
Merhemi verenlerin seni kötülemesine izin vermiş olurum o zaman.<br />
Ne sana eğilirim ne seni başkasına eğerim.<br />
Yakışmaz bu benim adamlığıma...<br />
<br />
Kendimi korlarda denemişim ben.<br />
Senin alevlerin ellerimi ısıtır en fazla.<br />
Merak ediyorsan eğer,<br />
Giderken ölümüme bıraktığın yalnızlık,<br />
Kendisiyle yaşamayı öğretti bana.<br />
Uslanmış değilim yani,<br />
Islanmış olsam da gözyaşımdan...<br />
<br />
Ağrıyı içimde tutuyorsam hep;<br />
Hasmımla savaşımı göremesin diyedir düşmanlarım.<br />
Bu yüzden ben yokluğunun varlığına sığınarak da yaşayabilirim böyle.<br />
İnsanın içi ağrır mı hiç?<br />
Bu yüzden ağrıyor işte. . . <br />
<br />
<br />
</span></span></div></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ama gitme]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10871</link>
			<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 21:17:35 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10871</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #C71585;">ama gitme <br />
<br />
<br />
ama gitme <br />
gözLerim de kan gezer<br />
yasadışı bir soğuk işLer iLikLerime<br />
GözyaşLarını geçirip sırtına<br />
küfLü bir sapak mı bırakacaksın sabıkama<br />
<br />
biraz duman hıçkırığı sigaranda<br />
biraz gece kırığı bende<br />
şiir yorgunu damarLarıma iLk aşktan soLa dön<br />
ama gitme<br />
<br />
şiir kanamaLı bir aşkın ''sonu yok''undan geçerken<br />
ışığın sesini buL<br />
aynadaki kırık yüzümü topLa<br />
gözümde seğiren acı bir denizde yüzdür<br />
oLimpos'un sıcağını <br />
ama gitme<br />
<br />
uçurumLar seri cinayetLeri tökezLetirken<br />
sesini sakLadım cebime<br />
yağmur işgaLi bir gecede ıskaLadım<br />
kapına dayanmaLarımı<br />
daha binmeden otobüsLere<br />
durakLar mı tuttu da kustun sesini üstüme<br />
bak sana diL sürçmeLi peLtek şiirLer yazdım<br />
satırLarından kan sızar<br />
satırLa doğranmış bir aşkın cinayetinde<br />
<br />
bir insan iki kuyuya aynı anda gözLerinden düşebiLir<br />
itme<br />
<br />
ama gitme<br />
daha saat ''hoşça kaL'ı göstermedi<br />
bitme.<br />
</span></span></div></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #C71585;">ama gitme <br />
<br />
<br />
ama gitme <br />
gözLerim de kan gezer<br />
yasadışı bir soğuk işLer iLikLerime<br />
GözyaşLarını geçirip sırtına<br />
küfLü bir sapak mı bırakacaksın sabıkama<br />
<br />
biraz duman hıçkırığı sigaranda<br />
biraz gece kırığı bende<br />
şiir yorgunu damarLarıma iLk aşktan soLa dön<br />
ama gitme<br />
<br />
şiir kanamaLı bir aşkın ''sonu yok''undan geçerken<br />
ışığın sesini buL<br />
aynadaki kırık yüzümü topLa<br />
gözümde seğiren acı bir denizde yüzdür<br />
oLimpos'un sıcağını <br />
ama gitme<br />
<br />
uçurumLar seri cinayetLeri tökezLetirken<br />
sesini sakLadım cebime<br />
yağmur işgaLi bir gecede ıskaLadım<br />
kapına dayanmaLarımı<br />
daha binmeden otobüsLere<br />
durakLar mı tuttu da kustun sesini üstüme<br />
bak sana diL sürçmeLi peLtek şiirLer yazdım<br />
satırLarından kan sızar<br />
satırLa doğranmış bir aşkın cinayetinde<br />
<br />
bir insan iki kuyuya aynı anda gözLerinden düşebiLir<br />
itme<br />
<br />
ama gitme<br />
daha saat ''hoşça kaL'ı göstermedi<br />
bitme.<br />
</span></span></div></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[kendini kandırmanın delilik provaları]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10870</link>
			<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 21:04:37 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10870</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #C71585;"><br />
<br />
<br />
''sabrımın apoletleriydi<br />
göğsümde taşıdığım tüm küfürler''<br />
<br />
sensiz de büyürüm vazgeçilmez değilsin <br />
göğüs kafesine ağır gelen aynalardan çaldım seni<br />
suçumun apoletleri öykümün döşüne çakılı halbuki<br />
kayıp bir adres sessizliği ile<br />
avuçladım yanağının solunu<br />
''ki beni bir tek sen kandırabilirsin''<br />
<br />
sensiz de büyürüm vazgeçilmez değilsin <br />
yokluğunda kelimeler yıkılmasa düşmezdim<br />
yokluğunda kemirecek beni varlığın da bilirim<br />
uyurken kolaydı kaçırmak aklımdan seni<br />
gündüzler geceye yatırılmıyor oysaki<br />
<br />
sensiz de büyürüm vazgeçilmez değilsin <br />
kaç beden darsın bu bedene ki<br />
bu kadar sıkıyor bünyeyi küçüklüğün<br />
geçilmiyor yine de bu ipek şeridi<br />
küçüğünün elinde büyümek vazgeçmek değil belki<br />
<br />
sensizde büyürüm vazgeçilmez değilsin<br />
her şairin bir katili vardır<br />
ve belki o zaman dallarımdan uçurumlar dökülür<br />
kendini soyacak kadar saf bir hırsız<br />
bükülür gövdeme çakarsın sabrının küfürlerini<br />
ve ben temizlerim apoletlerinin küflerini<br />
<br />
sebsiz de büyürüm vazgeçilmez değilsin<br />
şu mürekkebin kopuk dili ne kadar anlatabilir<br />
gecemi işgale yeltenen bakamayışlarını<br />
tıpkı gözlerine bakamayışım gibi<br />
<br />
mevsimlik bir aşk nöbeti değil ki tuttuğum<br />
sesine susup sessizliğine konuşuyorum <br />
gözlerine ağrılarımı mumyalıyorum <br />
sensizde büyürüm derken<br />
en çok kendimi kandırıyorum <br />
<br />
kahraman tazeoğlu<br />
<br />
<br />
 <br />
</span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #C71585;"><br />
<br />
<br />
''sabrımın apoletleriydi<br />
göğsümde taşıdığım tüm küfürler''<br />
<br />
sensiz de büyürüm vazgeçilmez değilsin <br />
göğüs kafesine ağır gelen aynalardan çaldım seni<br />
suçumun apoletleri öykümün döşüne çakılı halbuki<br />
kayıp bir adres sessizliği ile<br />
avuçladım yanağının solunu<br />
''ki beni bir tek sen kandırabilirsin''<br />
<br />
sensiz de büyürüm vazgeçilmez değilsin <br />
yokluğunda kelimeler yıkılmasa düşmezdim<br />
yokluğunda kemirecek beni varlığın da bilirim<br />
uyurken kolaydı kaçırmak aklımdan seni<br />
gündüzler geceye yatırılmıyor oysaki<br />
<br />
sensiz de büyürüm vazgeçilmez değilsin <br />
kaç beden darsın bu bedene ki<br />
bu kadar sıkıyor bünyeyi küçüklüğün<br />
geçilmiyor yine de bu ipek şeridi<br />
küçüğünün elinde büyümek vazgeçmek değil belki<br />
<br />
sensizde büyürüm vazgeçilmez değilsin<br />
her şairin bir katili vardır<br />
ve belki o zaman dallarımdan uçurumlar dökülür<br />
kendini soyacak kadar saf bir hırsız<br />
bükülür gövdeme çakarsın sabrının küfürlerini<br />
ve ben temizlerim apoletlerinin küflerini<br />
<br />
sebsiz de büyürüm vazgeçilmez değilsin<br />
şu mürekkebin kopuk dili ne kadar anlatabilir<br />
gecemi işgale yeltenen bakamayışlarını<br />
tıpkı gözlerine bakamayışım gibi<br />
<br />
mevsimlik bir aşk nöbeti değil ki tuttuğum<br />
sesine susup sessizliğine konuşuyorum <br />
gözlerine ağrılarımı mumyalıyorum <br />
sensizde büyürüm derken<br />
en çok kendimi kandırıyorum <br />
<br />
kahraman tazeoğlu<br />
<br />
<br />
 <br />
</span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[LİMON KABUĞUNUN FAYDALARI]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10869</link>
			<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 21:01:39 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10869</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://img395.imageshack.us/img395/2677/limonxj2.jpg" border="0" alt="[Resim: limonxj2.jpg&#93;" /><br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #DAA520;">Cilt kanserine karşı koruyor, sinirleri yatıştırıyor ve tümör gelişimini engelliyor. İşte Limon-Kabuğunun bilmediğiniz faydaları... <br />
<br />
Prof. Mehmet Öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturduğunu, cildi güzelleştirip, sinirleri yatıştırdığını açıkladı. İşte Prof. Öz'den limon kabuğu mucizesi...<br />
<br />
Kavurucu yaz sıcaklarından ruhumuz da bedenimiz de nasibini alıyor. Tek derdimiz biraz serinlemek de olsa, cilt korumasına olabildiğince çok dikkat etmeliyiz. Cilt bakımı için ucuz ve kolay yol sunan Prof. Mehmet Öz, limon kabuğunun yabana atılmayacak faydalarını anlattı.<br />
<br />
TÜMÖR GELİŞİMİNİ ENGELLİYOR<br />
<br />
Limonun tadı güzeldir, serinletici etkisi vardır, C vitamini deposudur. Salatanıza katabilir, limonata içebilir veya yiyebilirsiniz. Kabuklarını kullanmak ise size bambaşka faydalar sağlayabilir. Yapılan bir araştırma ile limon kabuklarında bulunan dlimonene aadlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlendi. D-limonene, narenciye yağında bulunan ve tümör gelişimini engelleyerek cilt kanseri riskini önemli ölçüde düşüren bir bileşkendir.<br />
<br />
D-LİMONENE ETKİSİ<br />
<br />
11.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarından kaçınmanız gerektiğini zaten biliyorsunuz. Limon ve diğer turunçgillerden maksimum faydayı sağlamak için basit bir yöntem var: Ya gölgede tüketmeye çalışın ya da yerken hızlı davranın. Güneş ışınları etkisiyle elinizde tuttuğunuz parça limonun içindeki C vitamini 30 saniye gibi kısa bir sürede okside olur.<br />
<br />
RİSKİ DÜŞÜREBİLİRSİNİZ<br />
<br />
Sadece Amerika'da yılda 200.000 den fazla insan cilt kanserine yakalanıyor. Bu sorun son yıllarda ülkemizde de çok artış göstermeye başladı. Cilt kanseri güneşin parladığı her yerde kendini gösterebilir. Yüzünüzde, kulaklarınızda, ellerinizde ve dudaklarınızda oluşabilir. D-Limonene sayesinde bu riski çok düşürmek elinizde.<br />
<br />
YEMEKLERE KATIN <br />
<br />
Limon kabuklarına geri dönüyoruz. Kabukları çayınıza katarak hem lezzet hem de güçlü bir cilt bakımına kavuşabilirsiniz. Makarna sosuna limon kabuğu rendesi eklemek iyi bir alternatif. Rendelediğiniz kabukları salatanıza, yaptığınız keklere ve kurabiyelere de katabilirsiniz.<br />
<br />
KALBİ RAHATLATIYOR<br />
<br />
Limon kabuğu aynı zamanda sinir sisteminize olumlu etki yapar, bakterileri öldürür ve kalbi rahatlatır. Yapılan bir çalışmada, kadınların yumurtalık kanseri riskini de düşürdüğü ortaya konan limon kabuklarının bu özelliği de içeriğinde bulunan polifenollerden kaynaklanmaktadır.<br />
<br />
KARACİĞERE YARARLI<br />
<br />
Son olarak cildimize yaptığı maksimum faydaları dışında limon kabukları, özellikle alkol alanlar için olmazsa olmazlardandır. Karaciğer ve safra kesesine yararlıdır, mide asiditesini giderir ve balgam söktürücü etkisi vardır. Yenilebilir cilt bakımına limon kabukları ile başlayın!<br />
<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://img395.imageshack.us/img395/2677/limonxj2.jpg" border="0" alt="[Resim: limonxj2.jpg]" /><br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #DAA520;">Cilt kanserine karşı koruyor, sinirleri yatıştırıyor ve tümör gelişimini engelliyor. İşte Limon-Kabuğunun bilmediğiniz faydaları... <br />
<br />
Prof. Mehmet Öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturduğunu, cildi güzelleştirip, sinirleri yatıştırdığını açıkladı. İşte Prof. Öz'den limon kabuğu mucizesi...<br />
<br />
Kavurucu yaz sıcaklarından ruhumuz da bedenimiz de nasibini alıyor. Tek derdimiz biraz serinlemek de olsa, cilt korumasına olabildiğince çok dikkat etmeliyiz. Cilt bakımı için ucuz ve kolay yol sunan Prof. Mehmet Öz, limon kabuğunun yabana atılmayacak faydalarını anlattı.<br />
<br />
TÜMÖR GELİŞİMİNİ ENGELLİYOR<br />
<br />
Limonun tadı güzeldir, serinletici etkisi vardır, C vitamini deposudur. Salatanıza katabilir, limonata içebilir veya yiyebilirsiniz. Kabuklarını kullanmak ise size bambaşka faydalar sağlayabilir. Yapılan bir araştırma ile limon kabuklarında bulunan dlimonene aadlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlendi. D-limonene, narenciye yağında bulunan ve tümör gelişimini engelleyerek cilt kanseri riskini önemli ölçüde düşüren bir bileşkendir.<br />
<br />
D-LİMONENE ETKİSİ<br />
<br />
11.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarından kaçınmanız gerektiğini zaten biliyorsunuz. Limon ve diğer turunçgillerden maksimum faydayı sağlamak için basit bir yöntem var: Ya gölgede tüketmeye çalışın ya da yerken hızlı davranın. Güneş ışınları etkisiyle elinizde tuttuğunuz parça limonun içindeki C vitamini 30 saniye gibi kısa bir sürede okside olur.<br />
<br />
RİSKİ DÜŞÜREBİLİRSİNİZ<br />
<br />
Sadece Amerika'da yılda 200.000 den fazla insan cilt kanserine yakalanıyor. Bu sorun son yıllarda ülkemizde de çok artış göstermeye başladı. Cilt kanseri güneşin parladığı her yerde kendini gösterebilir. Yüzünüzde, kulaklarınızda, ellerinizde ve dudaklarınızda oluşabilir. D-Limonene sayesinde bu riski çok düşürmek elinizde.<br />
<br />
YEMEKLERE KATIN <br />
<br />
Limon kabuklarına geri dönüyoruz. Kabukları çayınıza katarak hem lezzet hem de güçlü bir cilt bakımına kavuşabilirsiniz. Makarna sosuna limon kabuğu rendesi eklemek iyi bir alternatif. Rendelediğiniz kabukları salatanıza, yaptığınız keklere ve kurabiyelere de katabilirsiniz.<br />
<br />
KALBİ RAHATLATIYOR<br />
<br />
Limon kabuğu aynı zamanda sinir sisteminize olumlu etki yapar, bakterileri öldürür ve kalbi rahatlatır. Yapılan bir çalışmada, kadınların yumurtalık kanseri riskini de düşürdüğü ortaya konan limon kabuklarının bu özelliği de içeriğinde bulunan polifenollerden kaynaklanmaktadır.<br />
<br />
KARACİĞERE YARARLI<br />
<br />
Son olarak cildimize yaptığı maksimum faydaları dışında limon kabukları, özellikle alkol alanlar için olmazsa olmazlardandır. Karaciğer ve safra kesesine yararlıdır, mide asiditesini giderir ve balgam söktürücü etkisi vardır. Yenilebilir cilt bakımına limon kabukları ile başlayın!<br />
<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[UYANMA DİYE]]></title>
			<link>http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10868</link>
			<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 20:52:24 +0200</pubDate>
			<dc:creator>EsmaMeryeM</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.huzurfrm.com/frm/showthread.php?tid=10868</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #FF4500;"><span style="font-size: large;">UYANMA DİYE <br />
<br />
<br />
Uyanma diye<br />
Açık pencereden içeri koşan sesleri yuttum<br />
Şafak söktükçe ben diktim<br />
Dimdiktim<br />
Eğilmedim<br />
Uyansan belki gidecektim<br />
<br />
Caddelerde canhıraş kamyon sesleri<br />
Caddelerden kırık farları topladım<br />
Yoksa uyanacaktın<br />
Yaz sıcağında tavla şakırtıları<br />
Kulağından kırık zarları topladım<br />
<br />
Bir vakit yastığından saçların aktı<br />
Ak değil karaydı<br />
Uçları kırıktı<br />
Dallarındı<br />
Kırılmış dal uçlarında sabahladım<br />
<br />
Uyanma diye<br />
Sayıklamalarını ayıkladım<br />
Sesli harfleri çıkardım<br />
Seslerini kulağına yasakladım<br />
Duysan belki uyanacaktın<br />
<br />
Sana bir şir yazdım<br />
Bir şiir sonbahar<br />
Yanında kal'dım<br />
Uykunda firar<br />
<br />
Uyanma diye<br />
Gökyüzünden en parlaklarını çaldım<br />
Gecene uzak yıldızlar kaydırdım<br />
Uyanma diye uyanmaları içime sakladım<br />
Sabah ezanlarını senden kaçırdım<br />
Yüzüne baktım<br />
Yüzsüzlüğümdn utandım<br />
<br />
Derin uykuna düştüm<br />
Rüyana masal<br />
<br />
Boynundan geceye düştü yastık<br />
Ellerimle saçlarına yas'tık<br />
Sayamadım kaçtık<br />
Geceyi sana saydık<br />
<br />
Ölme diye nefesini dinledim<br />
Sen aldın ben verdim<br />
Yoksa uyuduğumu sanacaktın<br />
Uyanma diye ben öldüm<br />
Ölmesem uyanacaktın.<br />
<br />
<br />
 <br />
</span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #FF4500;"><span style="font-size: large;">UYANMA DİYE <br />
<br />
<br />
Uyanma diye<br />
Açık pencereden içeri koşan sesleri yuttum<br />
Şafak söktükçe ben diktim<br />
Dimdiktim<br />
Eğilmedim<br />
Uyansan belki gidecektim<br />
<br />
Caddelerde canhıraş kamyon sesleri<br />
Caddelerden kırık farları topladım<br />
Yoksa uyanacaktın<br />
Yaz sıcağında tavla şakırtıları<br />
Kulağından kırık zarları topladım<br />
<br />
Bir vakit yastığından saçların aktı<br />
Ak değil karaydı<br />
Uçları kırıktı<br />
Dallarındı<br />
Kırılmış dal uçlarında sabahladım<br />
<br />
Uyanma diye<br />
Sayıklamalarını ayıkladım<br />
Sesli harfleri çıkardım<br />
Seslerini kulağına yasakladım<br />
Duysan belki uyanacaktın<br />
<br />
Sana bir şir yazdım<br />
Bir şiir sonbahar<br />
Yanında kal'dım<br />
Uykunda firar<br />
<br />
Uyanma diye<br />
Gökyüzünden en parlaklarını çaldım<br />
Gecene uzak yıldızlar kaydırdım<br />
Uyanma diye uyanmaları içime sakladım<br />
Sabah ezanlarını senden kaçırdım<br />
Yüzüne baktım<br />
Yüzsüzlüğümdn utandım<br />
<br />
Derin uykuna düştüm<br />
Rüyana masal<br />
<br />
Boynundan geceye düştü yastık<br />
Ellerimle saçlarına yas'tık<br />
Sayamadım kaçtık<br />
Geceyi sana saydık<br />
<br />
Ölme diye nefesini dinledim<br />
Sen aldın ben verdim<br />
Yoksa uyuduğumu sanacaktın<br />
Uyanma diye ben öldüm<br />
Ölmesem uyanacaktın.<br />
<br />
<br />
 <br />
</span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>